Basın Bültenleri

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Almanya ile sorunun mülteci krizini tırmandıracağını söyledi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Almanya ile sorunun mülteci krizini tırmandıracağını söyledi… Almanya’nın faturası ağır olur Türkiye - Almanya gerginliğini, Türkiye-AB ilişkileri ve Türkiye-Almanya ticari ilişkileri açısından analiz eden TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, "Türkiye için bu krizin faturası Rusya krizinden daha ağır olabilir ama diğer yandan Alman ekonomisinin de büyük bir darbe alması seçenekler arasındadır" açıklamasını yaptı. İnsanlık tarihinin savaşlar, katliamlar ve ağır acılarla yazıldığına dikkat çeken Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Almanya Parlamentosunda alınan Ermeni soykırımı tasarısını kınadığını ifade ederek sürecin titizlikle yönetilmesini istedi. Türkiye’nin arşivlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi incelenmeye hazır olduğunu belirten Çuhacı; “Arşivlerinin gerekli incelemeler için açık olduğunu ifade eden bir ülke için hiçbir inceleme yapılmadan böyle bir karar alınarak yargısız infaz yapılmıştır. Bu kararın arkasında sadece kötü niyet yatmaktadır” açıklamasında bulundu. Türkiye-Almanya gerginliği mülteci krizini derinleştirebilir Geçmişte Fransa ve İsviçre’nin aldığı kararlara atıfta bulunarak, Türkiye-Almanya gerginliğinin sadece iki ülke arasında kalmayıp tüm Avrupa’yı etkileyebileceğini belirten Çuhacı; bunun Türkiye-Almanya gerginliğin bütün Avrupa’ya yayılmasına neden olabileceğini belirtti. Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yapılan Göç Birliği anlaşmasının fikir mimarının Almanya olduğunu hatırlatan Çuhacı “İki ülke arasındaki diyaloğun kesilmesi, şu anda zaten tehlikede olan göç anlaşmasının tamamlanması ya da etkin uygulanma sürecini durdurabilir. Hatta bu gerginlik domino etkisi yaratarak, terörün tanımı nedeniyle sıkıntıda olan vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasının uygulamasında ciddi aksamalara neden olabilir. Böylesi bir durumda genel mülteci anlaşması zarar görebilir. Bundan en çok mülteci kardeşlerimiz zarar görür ve Avrupa'ya dönük çok ciddi bir mülteci akını başlar” diye konuştu. Almanya ile krizin faturası Rusya krizinden daha ağır olabilir… Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin çok derin olduğunu belirten Çuhacı; bir yandan milyonlarca Türk için Almanya’nın vatan; bir o kadar Alman için ise Türkiye’nin ikinci vatan olduğunu belirterek; siyasetçilerin bu anlamda da sorumlulukları bulunduğunun altını çizdi. Avrupa’nın en güçlü ekonomisi olan Almanya’nın, Türkiye’nin dış ticaretinde çok önemli yere sahip olduğunu hatırlatan Çuhacı sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye-Almanya arasında dış ticaret hacmi 38 milyar Dolar olup, 2015 yılında Türkiye 13 milyar 427 milyon dolar ile en fazla ihracatı Almanya’ya yaptı. 2016 yılının ilk 5 ayında da yine Almanya 5.6 milyar dolar ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunda. Bununla birlikte Almanya, Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımlarda hem yatırımların yapıldığı süre hem de yatırım yapan şirketlerin sayısı bakımından lider…” Jeopolitik gelişmeler, artan terör olayları ve Rusya ile yaşanan uçak krizinin Türkiye’ye maliyetinin şimdiden milyarlarca dolar olduğunu ifade eden Çuhacı “Almanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler dikkate alındığında Almanya krizinin Türkiye’ye faturası Rusya krizinden daha da ağır olabilir. Bu sebeple ölçülü tepki vermeliyiz ve öncelikli hedefimiz insanlara ve ekonomimize zarar vermemek olmalı” dedi. Alman ekonomisi de ciddi zarar görür... 3.5 milyon Türk’ün Almanya'da yaşadığını ve bu rakamın ciddi bir bölümünün ülke ekonomisine katkı sağladığını söyleyen Çuhacı “Almanya’da yaşayan gurbetçilerimiz önemli bir ölçüde Alman ekonomisine yön veriyorlar. Almanya'da 80 bin dolayında Türk kökenli işletme var. Bunlar da yaklaşık olarak 370 bin kişilik bir istihdam yaratıyor. Bu şirketler toplamda yıllık 35 milyar Euro ciro yapıyor. Bununla birlikte 1960’lı yıllarda işçi statüsünde Almanya’ya giden Türk vatandaşlarının artık birer girişimci statüsüne ulaştığını ifade eden Çuhacı “Alman Federal Parlamentosu’nun ülkelerinde yaşayan Türk nüfusunun ve bunların ekonomik gücünü görmezden gelip böylesi talihsiz bir karar almasını anlayamıyorum” dedi. Türkiye’nin de Almanya için çok önemli ve güçlü bir pazar olduğunu hatırlatan Çuhacı “Türkiye, Almanya’dan yılda 21 milyar Euro’ya yakın ithalat yapıyor. Dolayısıyla Almanya’nın dış ticaretinde önemli bir konuma sahip Türk ekonomisi tarafından uygulanacak muhtemel yaptırımlar Almanya ekonomisine çok ciddi darbe vurabilir. Hiçbir Alman markası, alternatifi olmadığı yanılgısına kapılmamalı…” dedi.

09.06.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı İstanbul Vezneciler’de yaşanan terör saldırısını şiddetle lanetledi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı İstanbul Vezneciler’de yaşanan terör saldırısını şiddetle lanetledi Terörden beslenenlere lanet olsun TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, İstanbul'da bugün sabah saatlerinde yaşanan acımasız saldırıyı lanetledi. İnsanların özellikle işbaşı yapma saatleri seçilerek yapılmış bu saldırı, sadece güvenlik güçlerimizi değil masum insanlarımızı da hedef alarak terör gruplarının alçaklığının da bir göstergesidir. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, İstanbul'da gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında bir açıklama yaparak terörün ideolojisi, iyisi, kötüsü olmaz dedi. Alçak saldırıda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yakınları ve Türk halkına başsağlığı diledi. Saldırıda yaralananlara acil şifalar dileyen Çuhacı, söz konusu saldırının güvenliği ve huzuru sağlamak için görev yapan Emniyet Mensuplarını ve milletimizi hedef almıştır. Bu tür insanlık dışı saldırılar, milli bütünlüğümüzü bozmasına izin vermemeliyiz dedi. Bu hain saldırıda hayatını kaybeden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor, tüm vatandaşlarımızın huzurlu bir Ramazan ayı geçirmesini temenni ediyorum.”

07.06.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Dünya Çevre Gününde işadamları ve hükümete sordu

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Dünya Çevre Gününde işadamları ve hükümete sordu: Geleceğin ekonomisine hazır mıyız? İşadamları ve hükümeti, Dünya Ticaret Örgütü’nün çevreye yararlı ürünlerin ticaretini kolaylaştıracak önlemleri konusunda uyaran TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, “Uygarlığın gelişmesi, endüstrileşme ve teknolojinin gelişmesini dünyanın kirlenmesinin sebebi olmaktan kurtarmalıyız” dedi. 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle yayınladığı mesajında evrende şimdiye kadar bilinen ve yaşama elverişli tek gezegenin Dünya olduğunu belirten Çuhacı, sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde ekonomik faaliyetlerin de bu ortak kaygıyı paylaşması gerektiğini belirtti. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, 5 Haziran Dünya Çevre Günü mesajında, ekonomik faaliyetler ile çevreyi koruma arasında sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde verimli bir ilişki kurulması gerektiğini belirtti. Dünya Ticaret Örgütü‘nün (WTO) almak üzere olduğu kararlara dikkat çeken Çuhacı mesajında bu kararların dünyanın geleceği için olduğu kadar iş dünyası için de anlam taşıdığını söyledi. Devletlerin çevre konusundaki yönlendirmesinin ve desteğinin önemine dikkat çeken TÜGİAD Başkanı, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) üyelerinin çevreye olumlu etki yapan ürünlerdeki gümrükleri karşılıklı olarak sıfırlamaya hazırlandıklarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Hem çevreyi korumak hem de iş yapmak mümkün… Dünya, bisiklet, elektrikli otomobil, temiz enerji gibi pek çok alanda çevreye olumlu etki yapan ürünlere yöneliyor. O zaman biz de ülkemizde bu anlamda yatırımları desteklemeliyiz. Dünya için iyi olan bizim için de iyidir. Dünya, çevreci ürünlerdeki gümrük vergilerini sıfırlayarak ya da azaltarak bu ürünlerin tüketimini destekliyor. O zaman bu pazar geleceğin pazarıdır. Çocuklarımız için daha iyi bir dünya, bizler için de sürdürülebilir iş anlamına geliyor. Bu sektörlerde gümrükler azaltıldığında ya da kaldırıldığında Türkiye'nin bu sektörlerdeki durumu ne olacak? Anlaşma sonrası rekabetçiliği nasıl etkilenecek? Çevreye duyarlı hangi sektörlerde üretim yapmıyoruz, ya da ithalata bağımlıyız? Bu ve benzeri tüm konuların analiz edilmesi, Türkiye'nin üretiminin yeşile duyarlı sektörler özelinde ele alınması gerekmektedir. Daha da önemlisi, nasıl ki bölgesel kalkınma adına yatırım teşvik sistemi uygulanıyor ise mevcut teşvik sistemine, çevreye duyarlı sektörlere yönelik özel bir takım desteklerin verilmesi yerinde olacaktır.” İş dünyası da geleceğe hazır olmalı… İş dünyasının yeni ekonomik düzenin dinamiklerine uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyleyen Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ve büyüme için koyduğu hedefleri ve politikaları, uluslararası rekabet avantajı sağlayacak, sürdürülebilir iş modellerine dönüştürmesini istedi. Dünyanın küresel, Türkiye’nin de ulusal ve bölgesel sorunlar yaşadığına dikkat çeken Çuhacı çevre sorunlarının yaşamsal bir önemi olduğunu şu sözlerle dile getirdi: “Başka dünya yok. Bildiğimiz kadarıyla şu ana kadar evrende yaşama elverişli tek gezegen Dünya… Dolayısıyla iki sorun arasında bir denge kurmamız lazım. Ne (aman çevreyi kirletmeyelim) diye hiçbir şey yapmamalıyız; ne de sorumsuz bir anlayışla (Dünyayı biz mi kurtaracağız, biz işimize bakalım) diyerek aklımıza gelen her şeyi yapmalıyız. Temiz enerji, doğal kaynakların kullanımı, çevre kirliliğinin önlenmesi gibi çözüm odaklı adımlar atmalıyız.” Türkiye’nin pek çok ilinde farklı çevre sorunlarının gündemde olduğunu belirten Çuhacı; Ankara’da hava, İstanbul’da su, Mersin ve Adana’da toprak, deniz, ormanların daha fazla zarar görmeden; ülkemizi zenginleştiren pek çok tür yok olmadan etkili önlemler alınmasıd gerektiğini söyledi. Dünyadan aldığımızı yerine koymazsak yaşamın tükeneceği bir gezegen olacağına dikkat çeken Çuhacı, “Gidecek başka bir dünya olmadığına göre herkes üzerine düşeni yapmak zorunda. BU DÜNYADAN BAŞKA YAŞANACAK YER YOK! “ dedi. UNEP’in 2016 Dünya Çevre Günü teması olarak “wildforlife” seçmesine destek verdiklerini açıklayan Çuhacı, bahanesi her ne olursa olsun yabani yaşama zarar verenleri kınadıklarını belirtti. Dünya Çevre Günü Birleşmiş Milletler, 133 üye ülkenin katılımıyla bundan 38 yıl önce yani 1972 yılında 5 Haziran Gününü Dünya Çevre Günü olarak ilan etti. BM tarafından başlatılan ve dünyanın bir bütün olarak gündemine çevreyi almasını sağlama çabası yaşanan sorunların artık coğrafi boyutları aşarak insanlığın ortak problemi haline gelmesinin sonucuydu. Bu problem sadece o günü değil geleceği de tehdit ediyordu. Çünkü kuralsız ekonomik mücadele, sınırsız tüketme arzusu doğal kaynakların hoyratça tüketilmesine, dünyanın dengesinin bozulmasına sebep olmuştu. Dengenin bozulması 133 ülkeyi bir çatı altında toplamış ve çevre hassasiyeti için harekete geçmeye zorlamıştı. Kimisi sebep, kimisi sonuçtu. Ancak değişmeyen tek şey dünyamızın zenginliklerinin insanın sebep olduğu olumsuzluklar nedeniyle tükenmekte olması ve buna dur diyebilecek tek şey de yine insanlığın kendisiydi.

31.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ’ler için kullanılmasını istedi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ’ler için kullanılmasını istedi Kredi Garanti Fonu KOBİ Garanti Fonu olsun KOBİ’lerin en önemli sorunlarının nitelikli finansmana erişim olduğuna dikkat çeken TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) bütçesinin 40 milyar TL’ye çıkarılmasını istedi. KOBİ’lere verilecek uzun vadeli düşük faizli krediler ile Türkiye ekonomisinin oksijeni niteliğinde olan finansman sıkıntısının çözüleceğini söyleyen Çuhacı “Kredi Garanti Fonu KOBİ Garanti Fonu olsun” dedi. Türk finans sektörünü korumak ve geliştirmek adına bankaların gerçekleştirdikleri uygulamaların reel sektörün aleyhine işlemeye başladığını ifade eden Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, “Yüksek faizli krediler, çek yasası ve piyasayı engelleyici diğer unsurlar KOBİ’lerin ihtiyacı olan oksijeni tüketiyor” dedi ve çözüm olarak Kredi Garanti Fonu’nu gösterdi. TÜGİAD’ın daha önce yaptığı araştırma sonuçlarını anımsatan Çuhacı, KOBİ’lerin en önemli sorunlarının nitelikli insana ve finansmana ulaşmak olduğunu anımsatarak şunları söyledi: “Bankaların KOBİ’lere verdikleri krediler hem niteliksiz hem de riskli kredilerdir. Yüksek faiz maliyetiyle, ipotek-kefalet uygulamalarıyla güç bela verilen kredileri bankalar diledikleri an geri çağırabiliyorlar. Yüksek faizli kredi oranları finansman maliyetlerini arttırırken, bankaların tutumu da KOBİ’lerin önünü görmesini engelliyor. AB standartlarına göre Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99’undan fazlası KOBİ'dir. İstihdamın yüzde 75,8'ini, ihracatın yüzde 56’sından fazlasını KOBİ'ler sağlıyor. Türk ekonomisinin ana lokomotifi olan KOBİ’lerin, 2023 hedeflerine ulaşmak için ve sosyal refahın dengeli dağılımı için kesinlikle korunması gerekiyor. Bu sebeple KOBİ’lere pozitif ayrımcılık yapılmalı” KOBİ’ler için KGF 1. dereceden sorumlu garanti fonu olmalı Türkiye’de bankacılık sektörünün toplam kredi hacminin yaklaşık 1,5 trilyon lira olduğunu ve bunun yüzde 26’sına tekamül eden yaklaşık 400 milyar liranın KOBİ’lere kullandırılan kısmı olduğunu ifade eden Çuhacı “Bu rakam oldukça yetersiz. KOBİ’lerimizin en temel ihtiyacı olan finansmana erişimde teminat yetersizliği engeli noktasında devreye giren ve KOBİ’lerimize kefil olan Kredi Garanti Fonunun (KGF) 1. dereceden sorumlu garanti fonu olması gerekiyor. Ancak bu şekilde kredi yükü bankaların üstünden alınabilir ve KOBİ’lerin kurumsallaşması, markalaşması, büyümesi ve dünyaya açılması için gerekli finansman sorunu aşılabilir” dedi. Çuhacı “KGF’ye 40 Milyar TL Bütçe Verilmeli” KGF’nin bütçesinin 4 milyar TL olduğuna dikkat çeken Çuhacı, bu bütçenin yetersiz olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hasta kan kaybediyorsa çözüm kan vermektir. Ekonomimizin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerimizin de kana ihtiyacı var. Şimdilik KGF’ye 40 milyar TL bütçe verilmelidir. 40 milyar TL harcanması anlamına gelmiyor bu. Her kredi batmayacak zira… Ancak bu fon bankaların risklerini de dengeleyeceği için KOBİ’ler uzun vadeli ve düşük faizli; yani nitelikli kredi kullanabilecekler. İnanın bu uygulama Türk ekonomisinde domino etkisi yaratarak bir yandan istihdamı, genç girişimciliği ve yatırımı arttırırken bir yandan da dış ticaret açığını azaltacak. Bankalara olan bağımlılığı azalacak olan KOBİ’ler için özgür rekabet ortamı yaratılacak ve söz konusu bütçe artırımı KOBİ’lerin can suyu olacak. Bunun için Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ Garanti Fonu gibi çalışması gerekiyor.” KOBİ’lerin girişimci ruhunun Türk ihracatçındaki öneminden yola çıkarak KOBİ’lere verilecek destekler ile Türkiye’nin ihracat performansının artacağını ve cari açık sorununun çözümüne katkı sağlayacağını dile getiren Çuhacı, “Çözüm önerimiz olan uygulama ile KOBİ’ler teknolojik yatırım yapma ve AR-GE’ye fon ayırabilme şansını elde edecek. Böylelikle uluslararası rekabet gücümüz de artmakla kalmayıp Türkiye’nin toplumsal, sosyal ve ekonomik refahı için ciddi bir itici güç sağlanmış olacak” dedi.

31.05.2016

İhracat için yeni pazarlar için STK’lara seslenen TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı

İhracat için yeni pazarlar için STK’lara seslenen TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı İhracatta ilk hedefimiz Afrika Türkiye’nin ihracat rakamlarını değerlendiren Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, sürdürülebilir büyüme ve 2023 kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için ihracatta yeni pazarlara yönelmek gerektiğini söyledi. Her şeyi devletten beklemek yerine başta STK’lar olmak üzere herkesi göreve davet eden Çuhacı ilk olarak dünyanın yeni gözdesi olan Afrika’yı hedef gösterdi. Türkiye’nin ihracat rakamlarını değerlendiren Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, sürdürülebilir büyüme ve 2023 ekonomik kalkınma hedeflerine erişmek için ihracat kapasitesinin arttırılması gerektiğini vurguladı. Rusya ile yaşanan gerginlik, komşu ülkelerdeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa ek olarak, ambargonun kalkmasıyla İran’ın da elinin ekonomik olarak güçlendiğini belirten Çuhacı; “Bu gibi nedenlerle düşen ihracat oranlarını telafi etmek için bir an önce pazar çeşitlendirilmesine gidilmesi gerekiyor” dedi. Türkiye'nin Nisan ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.8 azalarak 11 milyar 443 milyon 283 bin dolara gerilediğini belirten Çuhacı, 12 aylık dönemde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9.6 gerileyerek 139.6 milyar dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. Küresel ekonomideki zayıf görünümün ve çevre ülkelerde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle geçen yıl ihracatın bir önceki yıla göre yüzde 8,6 gerilediğini ifade eden Çuhacı “Türk ekonomisi küresel ve bölgesel şartlara rağmen iyi bir performans sergiliyor. Fakat etkiler derinleşmeden, ihracat için yeni pazarlar bulunması şart” dedi. İhracatta bağımlılıktan kurtulmalıyız… İhracatın bazı ürünler ve pazarlar üzerine yoğunlaşmasının, riskli bir bağımlılığa neden olduğunu belirten Çuhacı “Küresel ve bölgesel ekonomik durgunluk, bizi yeni pazarlar keşfetmeye yönlendiriyor. Güç dengelerinin değiştiği şu günlerde, ekonomimizin büyüyebilmesi için her zamankinden daha fazla ihracata ihtiyaç var. Türk işadamları olarak ihracat yelpazemizi her anlamda genişletmeliyiz ve ihracatta bağımlılıktan kurtulmalıyız. Bunun için de iş dünyasında yer alan sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Her şeyi hükümetten beklemek doğru olmaz. Bizler de bu konuda inisiyatif almalıyız. Sivil toplum kuruluşlarının öncülük yapması gerekiyor. TÜGİAD olarak önerdiğimiz yeni pazarlar üzerine bir çalışma yapacağız. . Yeni pazarlar bularak yeni işbirliklerinin kurulması adına yurtdışı heyet gezileri ve B2B görüşmeleri organize edeceğiz” dedi. Öncelikli hedef Afrika… TÜGİAD tarafından Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talat Yeşiloğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen, "Afrika'daki Türk Firmalarının Başarı Sırrı" konulu panelde, DEİK Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın ve Afrika'nın birçok ülkesinde başarılı işler yapan Öztürk Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk deneyimlerini paylaştı. Afrika kıtasında yer alan 54 ülkede inşaat demirinden mobilyaya, gıdadan tekstile kadar her tür ürün satılabileceğini ifade eden TÜGİAD Başkanı Çuhacı şunları söyledi: “İhracat fırsatlarını Batı yerine gelişmekte olan ülkelere yönlendirmek istiyoruz. Afrika, gerek yatırımcının gerekse de ihracatçının listesinde giderek daha üst basamaklara çıkıyor. 2050 yılına kadar nüfusun ikiye katlanmasının beklendiği Afrika, ekonomik faaliyetler ve ticari anlamda önemli fırsatlar sunuyor. Afrika kıtasında artık yoksulluk ve açlıkla mücadele devri geride kaldı. 1.150 milyar nüfusu, 3 trilyon dolarlık toplam ekonomik büyüklüğü, Afrika’ya yönelik doğrudan yatırımlar ve Dünya doğrudan yatırımları içindeki payı 74 milyar dolarla % 3'e ulaşan ve karşımızda dev gibi duran bir potansiyelden bahsediyoruz. Türkiye-Afrika ticaret hacminin 2020 yılında 50 milyar dolar seviyelerine ulaşması hedefi ortadadır.” Afrika'da ticaret yapmanın püf noktalarını anlatan Çuhacı, Afrika ile iş yapmak isteyen işadamlarına seslenerek 1-2 günlük geziler yerine daha uzun ve verimli zaman geçirmelerini önerdi. Afrika’nın her yerine uçuşlar olduğunun altını çizen Çuhacı, daha uzun süre geçirmenin, muhataplarla daha nitelikli iletişim kurulmasını sağlayacağının altını çizdi. Afrika’nın kendine özgü renkleri ve kültürlerine de dikkat çeken Çuhacı şunları söyledi: “Her ülke için geçerli olan şeyler Afrika için daha fazla geçerli. Hangi ülkeyle iş yapmak istiyorsanız kabile kültürünü bilmeniz gerekir. Hiç tahmin bile edemeyeceğiniz, burada ihtiyaç olarak görülmeyen, kullanımı artık kalkmış olan mallara orada ihtiyaç duyulabilir. Mesela artık bizim için kullanımı gerilerde kalmış olan bir inşaat yapı malzemesi olan briket Afrika'da müthiş potansiyele sahiptir. Elbette ki bu kıtanın madenler açısından zenginliği tartışılmaz; ancak bu rakamlar ülkeye göre aylık 70 kg ile 240 kg arasında değişmektedir. Gerçekleri bilelim, bu kıtanın ihtiyaçlarına, ülkelerin ve kabile insanlarının kültürüne saygı göstererek başarılı ticaret adımları atmak çok da zor değildir. Afrika'da Türk firmaları için, elektronik, dayanıklı tüketim malları, bankacılık, eczacılık, mobilya, beyaz eşya, jeneratör, yedek parça, çelik halat, kablo sektörlerinde iş olanaklarının mevcut olduğunu belirten Çuhacı, Türk firmaları için tehditler, fırsatlar, projeler ve tahsilat sorunlarının iyi analiz edilmesini istedi ve konuşmasını şöyle tamamladı: “Afrika artık açlıktan ölmüyor. Büyüyor, zenginleşiyor. Güney Afrika, Nijerya, Gana, Fas, Tunus, Mısır, Etiyopya, Cezayir, Ruanda ve Tanzanya gibi ülkelerde hem yatırım hem de ticaret imkanları bulunuyor. Özellikle Nijerya, 180 milyon nüfusuyla büyük bir potansiyel taşıyor. Bu nedenle öncelikli hedefimiz Afrika…”

26.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı’dan Davutoğlu ve Yıldırım için çifte mesaj

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı’dan Davutoğlu ve Yıldırım için çifte mesaj… Davutoğlu’na teşekkür, Yıldırım’a hayırlı olsun Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, AK Parti Genel Başkanı seçilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümetini kurmakla görevlendirilmesi beklenen Binali Yıldırım’ı kutladı. Çuhacı, bugüne kadar ki hizmetlerinden dolayı 64. Hükümetin Başbakanı olarak sorumluluk üstlenen Ahmet Davutoğlu’na da teşekkür etti. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, AK Parti olağanüstü Kongresinde tek aday olarak girdiği seçimle AK Parti Genel Başkanı seçilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümetini kurmakla görevlendirilmesi beklenen Binali Yıldırım’ın kutladı. TÜGİAD olarak Türkiye için çalışan herkese destek olduklarını ve olacaklarını söyleyen Çuhacı’nın açıklaması şöyle: “Bizler genç işadamları ve girişimciler olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasaları ile evrensel değerler çerçevesinde ülkemiz için hizmet eden tüm siyasetçilerimize teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle bugüne kadar hizmeti geçmiş herkese teşekkürlerimizi iletirken; bundan sonra ülkemize hizmet edecek olan başta Binali Yıldırım olmak üzere çalışma arkadaşlarına başarılar diliyoruz. Bizler Türkiye Ekonomisine daha yüksek katma değer üretmek için çırpınan genç işadamları olarak yeni hükümetimizden de bu konuda karşılıklı işbirliğimizi geliştirmek konusunda dileğimizi iletmek istiyoruz. Daha çok ihracat yapmak için daha çok üretmek, daha çok üretmek için daha çok istihdam ve yatırım yapmak istiyoruz. Bundan önceki tüm hükümetlerimizde olduğu gibi 65. Türkiye Cumhuriyeti hükümetine de Türkiye’nin genç girişimci ve işadamları olarak destek vereceğimizi bildirmek istiyoruz.” TÜGİAD olarak teşekkür kültürüne büyük önem verdiklerinin altını çizen Çuhacı, hem TÜGİAD hem de işadamlarının sorunları ile yakından ilgilenen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na da gösterdiği ilgi ve hizmetlerinden ötürü teşekkür etti.

23.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Türkiye Ekonomisinin risklerini dağıtmasını istedi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Türkiye Ekonomisinin risklerini dağıtmasını istedi Otomotiv ve ileri teknoloji Türkiye’nin otomotiv endüstrisinde çok başarılı adımlar attığını belirten Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin büyümedeki lokomotifi olan inşaat sektörüne ek olarak otomotiv, ileri teknoloji gibi katma değeri yüksek alanlarda yatırımlar ve AR-GE çalışmalarının önemine dikkat çekti. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin son dönemde yerli ve elektrikli araç teknolojilerinde başarılı adımlar attığını belirterek, otomotive yan sanayi ve ana sanayide yerlileşme oranının yükselmesi gerektiğini açıkladı. Türkiye’nin büyümesinde inşaat sektörünün lokomotif olduğuna dikkat çeken Çuhacı, hem risklerin dağıtılması hem de geleceğe dönük yatırım yapılması açısından ileri teknoloji alanlarına ve elektrikli otomotive yatırım yapılmasının önemli olduğunu belirtti. 2012 yılında Türkiye’de üretilen bir otomobilin üretiminde kullanılan tüm ithal ara ve yatırım malları da dikkate alınarak yapılan araştırmada yerlilik oranının yüzde 44 olduğunu söyleyen Çuhacı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre 2016 yılında bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirterek şunları söyledi: “Bugün küresel ekonomide herhangi bir Japon ya da Amerikan otomobilinde ya da cep telefonunda yüzde yüz yerli üretimden söz etmemiz olanaksız. Küreselleşme, üretimdeki girdilerin hangi ülkeden geldiğini dikkate alır, ancak asıl olan marka değerinden kaynaklanan katma değerin hangi ülkeye gittiğidir. Bugün bir Alman otomobilinin üretiminde kullanılan yan sanayi ürünlerinin bir kısmı ülkemizden gitmektedir. Ancak o otomobil neticede Alman otomobilidir. Türkiye de bu anlamda geleceğe dönük bir yol haritası çıkartmalıdır. ” Otomotiv yeterince yerlileştirilemedi Otomotiv sektöründe 2015 yılının Ocak-Kasım döneminde 17,46 milyar dolarlık bir ihracata karşılık 17,54 milyar Dolar ithalat (*) yapıldığını belirten Çuhacı, bu verilerin sektörün yeterince yerlileştirilemediğini gösterdiğinin altını çizdi. Otomotiv sektörü gibi alanların Türkiye ekonomisine katkısının ileriki yıllarda artmasının daha çok AR-GE yatırımı yapmak olduğunun altını çizen Çuhacı mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Yıllar bazında irdelediğimizde otomotiv sektöründe ihracat ve ithalat rakamlarının birbirine çok yakın seyrettiğini görüyoruz. Bu farkı yerli sanayi lehine açmamız gerekiyor. Otomotiv ve daha genelde makine sektörlerinin yerlileştirilebilmesi için 2016 yılı ve sonrası için en önemli gereksinim, yerli ve yabancı yatırımcıları cezbedecek bir yatırım teşvik sistemidir. Mevcut yatırım teşvik sistemi, (orta ileri teknoloji sektörlerinde) yatırımcıları çekme noktasında yetersiz kalmaktadır. İçinde makine, motorlu kara taşıtı, demiryolu ve lokomotif taşıtları, ana kimyasal madde, gübre, plastik kauçuk sektörlerinin yer aldığı orta yüksek sektörlerine yönelik farklı bir mekanizma tasarlanması gerekmektedir.” Yüksek katma değer üretilmesinin önemine vurgu yapan Çuhacı, hükümetin 2015 yılında yüksek teknolojili yatırımları “öncelikli yatırım” olarak değerlendirmesini bu yolda memnuniyet verici bir adım olarak değerlendirdi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın çabasını da memnuniyet verici olarak değerlendiren Çuhacı, her nerede yapılırsa yapılsın bu tarz yatırımların 5. Bölge desteği aldığına dikkat çekti. Çuhacı, “ TÜGİAD olarak önerimiz, benzer bir düzenleme ile orta-yüksek teknoloji grubundaki yatırımların (öncelikli yatırım) kapsamına alınması, yüksek teknoloji grubuna ise daha yüksek oranda destek uygulanmasıdır.” diyerek beklentilerini dile getirdi. Türkiye’nin geleceğin teknolojilerine dönük olarak hayal kurmasının önemine dikkat çeken Çuhacı, “Yıllardır üniversitelerimiz güneş enerjisiyle çalışan otomobil prototipleri yapıyor. İyi de dünya bugün sürücüsüz otomobil hayali kuruyor. “ diyerek, ancak bu şekilde Türkiye’yi teknoloji anlamda ileriye taşıyacak teknoloji odaklı yabancı yatırımları ülkemize çekecek ve yerli üreticilerin iştahının kabartacak bir modele geçilebileceğini anlattı. Türkiye’de AR-GE lüks Türkiye’de AR-GE faaliyetlerinin halen büyük firmalar tarafından gerçekleştirilen bir çalışma olduğuna dikkat çeken Çuhacı, “2014 yılı itibari ile imalatçı KOBİ’lerin AR-GE harcamalarından aldığı pay yalnızca %14’tür. Yani AR-GE KOBİ’ler için bir lükstür. Türkiye olarak orta-ileri teknoloji grubunda büyük firmaları Türkiye’ye çekebildiğimiz ve Türkiye’de AR-GE’yi KOBİ’lere yayabildiğimiz ölçüde istenilen noktaya ulaşabileceğiz. “ dedi. Türkiye’de imalat sanayinin her 1000 TL’lik satışına karşılık yalnızca 2,3 TL Ar-Ge harcaması yapıldığına dikkat çeken Çuhacı, “Bu rakam oldukça düşündürücüdür. Buna karşılık İmalat sanayinde her 500.000 TL’lik Ar-Ge harcaması neticesinde bir patent/faydalı model ortaya çıkmaktadır. Türkiye; büyük montanlı yatırım çekebildiği ölçüde Ar-Ge sorunu da çözülecektir.” diye konuştu. NOT: (*)OSD raporundaki TÜİK verileri kullanılmıştır. http://www.osd.org.tr/sites/1/upload/files/2016-01_OSD_Dis_Ticaret_Raporu-103.pdf

13.05.2016

Az Problem, Çok Ticaret İstiyoruz

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı: “İran bir fırsat gibi görünürken tehdit olabilir” Az Problem, Çok Ticaret İstiyoruz Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı ambargonun kalkmasıyla İran ile gelişecek ticari süreci değerlendirerek, fırsatları ve tehditleri masaya yatırdı. “Bu sefer pastanın büyük dilimini biz alalım” diyen Çuhacı, İran ile başlayan yeni sürecin iyi yönetilmemesi halinde fırsat değil tehdit olacağını belirtti. İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler’in daimi üyesi beş ülke ve Almanya arasında yapılan müzakerelerin sonuç vermesiyle, İran üzerindeki ambargolar kalktığını anımsatan Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı Avrupa Birliği’nin İran petrolünü alması üzerindeki engelin ve İran’ın ticaret ve bankacılık sektörlerine getirilen sınırlamaların kalktığına dikkat çekti. Sürecin Türkiye tarafından iyi yönetilmesini isteyen Çuhacı “İran bizim için bir fırsat olduğu kadar tehdit de olabilir” dedi. Rahmi Çuhacı: “Bu sefer pastanın büyük dilimini biz alalım” İran’ın sadece Türkiye için değil tüm dünya ülkeleri için önemli bir ticaret ortağın olduğunu belirten Çuhacı, 2010 yılında Tebriz İrtibat Ofisini açan TÜGİAD üyelerinin ambargolar sebebiyle ticaret yapmakta çok zorlandıkları ve bu sebeple temsilciliğin pasif kaldığını anımsattı. Ambargoların kalkması ile engellerin de kalktığını belirten Çuhacı, “İran’da temsilciliğimizi yeniden canlandırmak için çalışmalara başladık” dedi. TÜGİAD’ın İran temsilciliği, Türkiye ve İran arasındaki ticari ilişkileri, Türk işadamlarının İran’daki yatırımları ve potansiyel işbirliği alanları gibi konuları değerlendirecek. Çevre ülkelerde yaşanan sıkıntılı döneme dikkat çeken ve Türk İşadamlarının Türkiye ve İran arasındaki ticarette önemli roller üstlenmesini öngören bir aksiyon planı üzerinde çalıştıklarını belirten TÜGİAD Başkanı Çuhacı: “Türkiye, bölgedeki gücünü iyi yönetmeli ve komşu ülkeler arasındaki ticarete de yön vermelidir. Bu sefer pastanın büyük dilimini biz alalım” dedi. Başkan Rahmi Çuhacı : “İran’da Girişimcilik Kültürünü Aşılayacağız” TÜGİAD’ın sivil toplum örgütlenmesi konusunda sahip olduğu tecrübeden faydalanarak, bölgede yerleşik genç işadamları ve üst yöneticileri içine alacak bir Genç Girişimciler Derneği kurulması için ön çalışmaların başladığını ifade eden Çuhacı “İran ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin pekiştirilmesi adına sosyal bir görev de üstlenmeye hazırız. İran’da girişimcilik kültürünü aşılayacağız.” dedi. TÜGİAD: İran ile “Az Problem, Çok Ticaret” istiyoruz. Türkiye’nin İran’a ihracatının 2015’te 3.7 milyar dolar, ithalatının ise 6 milyar dolar olduğunu ifade eden Çuhacı hedefin 2017 yılına kadar dış ticaret hacminin 30 milyar dolara çıkarılması olduğunu söyledi. “Bu bölgede yaşayan işadamları ve resmi temsilcilerin ortak vizyonu Türkiye ile karşılıklı dostluk ve işbirliği. Bu mesaj çok net. Bize düşen görev bu bölgede hak ettiğimiz şekilde lider olmaktır” diyen Başkan Çuhacı, İran ile “az problem, çok ticaret” stratejisinin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Başkan Rahmi Çuhacı: “Süreç iyi yönetilmezse İran Bir Tehdit Olabilir” İran’ın günlük petrol üretiminin ortalama 300 bin varil artması durumunda petrol fiyatlarının daha da düşmesinin ve İran’ın küresel mali sistemin içinde yeniden yer almasının etkilerini değerlendiren Çuhacı; ambargoların kalkmasıyla ortalama yüzde 5 büyüme sağlaması durumunda İran’ın güçlü bir aktör durumuna geleceğini söyledi. TÜGİAD Başkanı Çuhacı “Güçlenen İran’ın gerek çevre ülkelerle gerekse de Avrupa ülkeleri ile ticari ilişkilerini sağlamlaştırmaya çalışması coğrafyada bir İran-Türkiye rekabetine neden olabilir. Böylesi bir durumda Avrupa’ya ciddi ihracat yapan Türkiye’nin yerini bazı pazarlarda İran’ın alması ihtimaller arasındadır. Dolayısıyla bu süreç iyi yönetilmelidir. Aksi takdirde İran bir fırsattan ziyade bizim için bir tehdit olabilir” dedi.

10.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı AB’nin vize konusundaki tavsiye kararını yorumladı

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı AB’nin vize konusundaki tavsiye kararını yorumladı Türklere vizenin kalkması iki tarafın da yararına TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılmasının Avrupa Birliği ülkelerinin yararına olacağının altını çizerek; “Gümrük Birliği anlaşmasından sonra mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı gerçekleşirken, bu mal ve hizmetleri üretenlerin ve alıp-satanların serbest dolaşımının engellenmesi kabul edilemez” dedi. Serbest dolaşımın karşılıklı menfaat ve anlaşmalar çerçevesinde sağlanmasını beklediklerini vurgulayan Çuhacı, genç girişimciler ve işadamları olarak vize uygulamasından etkilendiklerini ancak asıl AB ülkelerinin zarar gördüğünü söyledi. Avrupa Komisyonu’nun Türk vatandaşlarına vize muafiyeti konusundaki tavsiye kararını değerlendiren Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uygulanan vizenin kaldırılmasının bir yandan adaletin gereği öte yandan da Türkiye ve AB’nin menfaati gereği olduğunu belirtti. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ağır ama olumlu gelişmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Çuhacı şunları söyledi: “Avrupa Komisyonunun tavsiye kararını çok olumlu değerlendiriyoruz. Bunun kimseyi rehavete sokmaması lazım. Neticede bu bir tavsiye kararı ve hem Türkiye hem de Avrupa Birliği’nin hali hazırda atması gereken adımlar var. Bugün bu serbest dolaşım hakkının Türk vatandaşlarından çok AB vatandaşlarının yararına olduğunu görüyoruz. Özellikle Yunanistan başta olmak üzere serbest dolaşımın gerçekleşmesi halinde AB ekonomisi önemli bir canlanma yaşama şansına sahip. Açıkçası Türkiye serbest dolaşımdan dolayı bazı olumsuz durumları da yaşayabilir-ki turizm sektörü bunların başında geliyor. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının serbest dolaşım hakkının teslim edilmesi anlamında atılan bu olumlu adımı destekliyoruz.” TÜGİAD Başkanı Çuhacı, "Biz İstanbul'daki G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvemizde G20 muhataplarımızla beraber vizesiz dolaşım için deklarasyon imzaladık. Yine son Arjantin toplantımız akabinde bu konuyu her platformda dile getirdik. TÜGİAD'ın yıllar öncesindeki Vizesiz Avrupa çalışmasından beri dile getirdiği vize engelinin aşılması iş dünyası için büyük önem taşıyor" dedi.

10.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı emekçilere seslendi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı emekçilere seslendi: Türkiye’yi Dünyanın en güçlü ilk 20 ekonomi arasına sokan emekçilerin bayramını kutluyoruz TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, ürettiği değerlerle Türkiye Ekonomisini dünyadaki en büyük 20 ekonomi arasına sokan emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlarken yaptığı açıklamada birlik mesajı verdi. Türkiye Ekonomisinin bir bütün olarak daha iyiyi hedeflemesi halinde bütün zorlukların üstesinden geleceğini söyleyen Çuhacı; genç işadamları ve girişimciler olarak bu hedefe destek verdiklerini açıkladı. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) başkanı Rahmi Çuhacı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı. Türkiye’nin tüm kesimleriyle bir bütün olduğuna dikkat çeken Çuhacı, dünyadaki ilk 20 büyük ve güçlü ekonomi arasına girmeyi başaran Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğini sürdürmesi halinde bütün zorlukların üstesinden geleceğini belirtti ve şu açıklamayı yaptı: “Emekleriyle ve alın terleriyle Türkiye ekonomisinin gelişmesine ve kalkınmasına büyük katkı sağlayan değerli işçi, memur ve tüm çalışanlarımızın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum. Emeğe ve çalışan haklarına saygının ve sosyal diyaloğun gelişmesi, demokratik kültürümüzün de gelişmesine katkı sağlayacağı düşüncesinden yola çıkarak Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) olarak bizler sadece iş dünyasının değil çalışan kesimin de sorunlarına duyarlı olduk ve çözüm üretmeye çalıştık. Devlet, işçi ve işveren arasında geliştirilecek sağlıklı diyaloğun, istihdamın gelişmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kayıtdışı ile mücadelede ülke ekonomimizi güçlendireceği aşikardır… Türkiye’miz, başta emekçiler olmak üzere ekonomideki tüm unsurlarının katkısıyla dünyadaki en güçlü ilk 20 ekonomi arasına girmiştir. Türkiye’yi bu noktaya getiren emeğin sahiplerine buradan teşekkür ediyorum. Emekçilerimizin sağduyusuyla bugün yaşadığımız güçlüklerin ve engellerin de üstesinden gelerek daha iyi noktalara çıkmayı hedefliyoruz. Türkiye Ekonomisi bir bütün olarak daha iyiyi hedeflediği ölçüde bunları başarabilecektir. Biz genç girişimci ve işadamları olarak bu hedefe destek veriyoruz. Emekçilerimizle birlikte ve dayanışma içinde çalışan tüm TÜGİAD üyeleri adına tüm çalışanların ve emekçi vatandaşlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor, 1 Mayıs’ın birlik ve beraberliğimizi pekiştirmesini, anlamına yakışır bir şekilde kardeşlik ve barış içinde geçmesini temenni ediyorum.”

29.04.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı kentlere dönük terörü lanetledi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı kentlere dönük terörü lanetledi Terörün her türlüsüne lanet olsun TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, Bursa Ulucami’de gerçekleştirilen ve şans eseri can kaybına neden olmayan terör saldırısı ile Soma’daki girişimlere dikkat çekerek; Türkiye’nin her köşesinin terörden korunmasını istedi. Bursa Ulucami’deki terörist saldırıyı da lanetleyen Çuhacı; ibadethane, okul, hastane gibi yerleri bile hedef alabilecek kadar alçalan teröre karşı halkı uyardı. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) başkanı Rahmi Çuhacı, Bursa Ulucami ve Soma’da gerçekleştirilen terörist saldırıları lanetledi. Terörün ipini elinde tutanların, tüm Türkiye’yi teröre boğmak istediklerini söyleyen Çuhacı hiçbir inanç ve ideoloji ayırd etmeksizin terörün her türlüsüne tepki gösterdi. En kanlı savaşlarda bile, okul, hastane, ibadethane gibi yerlere saldırılmadığının altını çizen Çuhacı şu açıklamayı yaptı: “Terörün iyisi kötüsü olmaz diyoruz. Benim terörüm iyi senin terörün kötü olmaz. Hangi amaca hizmet ederse etsin teröristlere ve onlara destek verenlere karşı çok dikkatli olmalıyız. Savaşlarda bile namluların dönmediği yerler vardır. Okullar, hastaneler, ibadethanelere saldırılmaz. Sadece kalleşler bu masum mekanları hedef alabilirler. Bugün gördük ki Bursa’da, insanlık mirası Ulucami’deki bir cenaze namazı sırasında bile canlı bomba patlatabilecek kadar gözü dönmüş bir yapıyla karşı karşıyayız. Cenaze için orada bulunan Bursa Şubemizden onlarca üyemizle ve vatandaşlarımızla geçmiş olsun dileklerimizi paylaşıyoruz. Eğer dünkü saldırı başarılı olsaydı diyerek nelerin olabileceğini tahmin bile etmek istemiyoruz. Bu teröristlerin de onların ipini elinde tutanların da amacı bellidir. Türkiye net bir saldırı ile karşı karşıyadır. Bu saldırıyı kim her ne gerekçe ile gerçekleştirmiş olursa olsun kabul edilemez. Halkımızı bu tarz yapılara karşı duyarlı olmaya, siyasetçi ve bürokratlarımızı da terörist saldırılar konusunda daha dikkatli olmaya davet ediyoruz.”

28.04.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı laiklik gibi temel değerlerin önemini vurguladı

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı laiklik gibi temel değerlerin önemini vurguladı: Laiklikten vazgeçemeyiz TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik ile ilgili açıklamasını değerlendiren TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, topluma örnek olması gereken siyasetçilerin laiklik gibi temel taşlarını yerinden oynatmaması gerektiğini belirtti. Siyasetçilerin de herkes gibi farklı kişisel görüşlere sahip olma hakkına saygı duyduklarını belirten Çuhacı; toplumun birlik ve dirliğini sağlama alan değerler konusunda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini açıkladı. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) başkanı Rahmi Çuhacı, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın anayasadan laiklik ilkesinin çıkartılmasına ilişkin görüşlerini değerlendirirken “Toplum olarak laiklik olmazsa olmazımızdır.” dedi. Laikliğin, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak yorumlanmasına dikkat çeken Çuhacı, başta adalet olmak üzere tüm kamu hizmetlerinde evrensel insan haklarının da bir gereği olarak insanların dini, dili, cinsiyeti gibi doğuştan edindikleri özellikleri nedeniyle ayrımcılık yapılamayacağını söyledi. Rasyonel devlet yönetimi gereği olarak, Türkiye’nin değer yaratması gereken bir ülke olduğuna dikkat çeken Çuhacı sözlerine şöyle devam etti: “Türk halkına söylemlerinde sorumlu olması gereken siyasetçiler, başta laiklik, adalet olmak üzere toplumun birlik ve dirliğini sağlayan temel değerler konusunda çok daha itinalı olmak durumundadır. Bugün ülkemiz küresel bir rekabetin içinde ve dünyada üretilen toplam değerin sadece yüzde 1’ini üretebiliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes daha yüksek katma değer üretmeli ve ülkemizde yaşayan insanların refah seviyesini yükseltmek için çalışmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Yurtta sulh, dünyada sulh sözlerinin altında yatan barışçı felsefeyi de İslam dinin özündeki birleştirici ruhu da iyi anlamalıyız. Her türlü farklı inancı, siyaseti ve düşüncesi herkesin kendi sorumluluğundadır. Anayasa ve yasalara saygılı olduğu sürece kimse bu özelliklerinden dolayı yargılanamaz ve ayrımcılığa tabi tutulamaz. TÜGİAD olarak anayasadan laikliğin kaldırılması tartışmaları yerine, hiçbir ayrım yapılmaksızın herkesin daha iyi ve müreffeh bir Türkiye için çalışacak şekilde motive edilmesini ve cesaretlendirilmesini tercih ediyoruz. Bugün 72 milletten insanlar Türkiye’de çalışıyor, Türkiye ile iş yapıyor. Bu tür tartışmalar kimseye yarar sağlamaz. Siyasetçilerden ülkemizin birliğini sağlayan değerleri tartışmak yerine daha iyi bir Türkiye için çalışmalarını beklediğimizi ifade etmek istiyorum.”

27.04.2016

Aziz Sancar Girls in STEM Mersin Kampına katılan TÜGİAD YİK Başkanı Ali Yücelen

Aziz Sancar Girls in STEM Mersin Kampına katılan TÜGİAD YİK Başkanı Ali Yücelen: Tek yol ilim… Harriet Fulbright Institute tarafından TÜGİAD’ın da destekleriyle gerçekleştirilen “Aziz Sancar Girls in STEM”(Kız çocukları için Sanayi,Teknoloji, Mühendislik ve Matematik eğitimi) projesinin Mersin kampı tamamlandı. Projeye destek veren kuruluşlardan TÜGİAD YİK Başkanı Ali Yücelen, Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle arasındaki farkı kapatmasının tek yolunun Atatürk’ün söylediği gibi ilim olduğunu söyledi. Yücelen sadece kızlar için değil herkes için eğitimin önemli olduğunu vurgularken; ”Aksi takdirde başkalarının yaptığı telefonları alıp oyun oynamaktan öteye geçemeyiz” dedi. Projenin kurucusu ve Harriet Fulbright Institute CEO’su Gökhan Coşkun 24 Mayıs’ta Prof. Dr. Aziz Sancar’ın katılımıyla ilk yılı tamamlayacaklarını belirterek 2017 için daha geniş bir proje gerçekleştireceklerini söyledi. Nobel Kimya Ödülü alan ilk Türk olan Prof Dr Aziz Sancar’ın rol model olarak alındığı “Prof. Dr. Aziz Sancar Girls in STEM” (Kız çocukları için STEM eğitimi) Mersin eğitim kampı tamamlandı. Etkinliğin ilk gününde öğrenci, veli ve öğretmenlere Girls in STEM projesi anlatılırken 2. gününde 6. sınıf kız öğrencileri çalışma grupları oluşturarak kendilerine verilen bilgiler doğrultusunda sorunlar tanımladı ve onlar için çözüm önerileri geliştirdi. Kampa katılan kız öğrencilerden biri ABD’deki Silikon Vadisi, biri de Güney Kore’de yaz eğitim kampına katılmaya hak kazandı. 10 öğrenci TÜBİTAK’ın Konya Bilim Kampı’na katılım hakkı elde ederken 10 öğrenciye de Samsung tablet verildi. Aziz Sancar Girls in STEM (Kız çocukları için Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik Eğitim Kampı) projesine destek veren kuruluşlardan TÜGİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Yücelen, hem Türkiye hem de dünyanın daha iyi bir geleceğe sahip olabilmesi için eğitimin önemine değinerek şunları söyledi: “Türkiye özellikle okuduğunu anlama noktasında dünyanın çok gerisinde. STEM eğitimi bu nedenle çok önemli. Eğer katılımcı eğitime gereken önemi verebilirsek Türkiye ile gelişmiş dünya arasındaki farkı daha kısa sürede kapatarak öne geçme şansımız var. TÜGİAD olarak bu nedenle projeye destek vermeye sıcak baktık. Bu hedef için tek bir yok var o da ilim… Biz bugün KOBİ’lerin nitelikli insan bulamadığından yakınıyoruz. Eğitmiyoruz ki, nasıl olsun. Çocuklardan kendiliğinden yarının işlerine hazır olmalarını bekleyemeyiz. Pozitif bilimlerde çok geri olduğumuzdan yakınıyoruz. Bilim insanı yetiştirme gibi bir derdimiz veya hazırlığımız yok ki. Bilimsel okuma yazmada dünyada 42. sıradayız. Bilim insanı yetiştirmek öncelikle onları derinlikli düşünmeye, hayal etmeye teşvik ederek başlar. Kız çocuklarımızın farkı ise sevgi ve bilimi kullanarak bizi Atatürk’ün verdiği hedeflere yönlendirecek olmalarıdır. Gelecek için yapılacak en iyi yatırım eğitimdir. Atatürk’ün söylediği gibi en hakiki mürşidimiz ilimdir.” Projenin kurucusu ve Harriet Fulbrigt Institute CEO’su Gökhan Coşkun da kız çocuklarının STEM eğitimi ile ilgili olarak bu sene ilk kez düzenlenen eğitim kamplarına katılımdan memnun olduklarını söyledi. Bugüne kadar 7 kamptan 2’sini tamamladıklarını söyleyen Coşkun, haftaya Urfa’da mülteci kız çocuklarının da dahil olacağı bir kamp gerçekleştireceklerini ve son olarak 24 Mayıs’ta İstanbul’da son kampı düzenleyeceklerini belirtti. 24 Mayıs’taki kampa Prof. Dr. Aziz Sancar’ın da katılacağını belirten Coşkun, ilk sene değerlendirmeleri doğrultusunda 2017 için daha geniş bir program hazırlayacaklarını ve daha çok ile giderek daha çok çocuğa ulaşacaklarını anlattı. Etkinlik sırasında 10’ ar kişilik gruplar halinde ayrılan kız çocukları, belirledikleri sorunlara çözüm önerileri geliştirdiler. Sunumlarını gerçekleştiren öğrenciler arasından kura ile belirlenen 22 öğrenci çeşitli ödüllere hak kazandı.

19.04.2016

Genç girişimciler özel bir G20 Startup Vize uygulaması isteyen TÜGİAD Başkanı Çuhacı

Genç girişimciler özel bir G20 Startup Vize uygulaması isteyen TÜGİAD Başkanı Çuhacı: Genç girişimciler G20’ye hazırlanın İstanbul’da gerçekleştirilen 13. Liderlik Zirvesi’nin açılışında ödül alan TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı yaptığı konuşmada TÜGİAD’ın çalışmalarını anlatırken; G20 YEA Arjantin toplantısında genç girişimciler için G20 ülkelerinden Startup vize uygulaması istediklerini anlatarak gençlere dünyaya hazırlanma mesajı verdi. TÜGİAD Başkanlığının yanı sıra G20 Genç Girişimciler İttifakı dönem başkanlığını da yürüten Rahmi Çuhacı, 13. Liderlik Zirvesi açılışında bir konuşma yaparak gençlere girişimciliği anlattı. Günümüzde başarının yolunun girişimci ve yenilikçi olmaktan geçtiğini söyleyen Çuhacı; dünyanın artık tüm genç girişimcilere açık olduğunu belirterek gençlere başta G20 olmak üzere dünyaya açık olmaları çağrısında bulundu. Dünya nüfusunun giderek yaşlandığını, artık insanların daha ileri yaşlarda emekli olmaya başladığını söyleyen Çuhacı bu nedenle gençlerin ekonomide yeni kaynaklar yaratacak girişimciliğe önem vermeleri gerektiğini altını çizdi. Kısa süre öncesine kadar yalnızca iyi durumdaki ailelerin çocuklarının ve parası olanların girişimci olabileceğine dair bir izlenim olduğuna dikkat çeken Çuhacı sözlerine şöyle devam etti: “Bugün girişimcilik, özellikle de gençlerin girişimciliği çok önemli. Devletler iş arayan gençlere iş bulacağına; ne yapacağını bilen ve yeni bir değer yaratan gençleri destekliyor. Ülkemizde de bu anlamda çok önemli destekler var. Kısa süre önce Arjantin’de gerçekleştirdiğimiz G20 YEA toplantısında da G20 ülkeleri tarafından genç girişimcilere dönük G20 Startup vize uygulaması ile genç girişimcilere yeni bir ülkeye göç edebilme, orada iş gelişimini sağlayana kadar belirli bir süre için ikamet hakkı vermelerini önerdik. Bu önerimiz ilgi gördü ve umuyoruz ki önümüzdeki dönemde bu anlamda olumlu gelişmeler yaşanacak ve kısa süre sonraki gelecekte dünya genç girişimcilerin serbestçe dolaşabildiği bir dünya olacak. Bu nedenle sevgili gençler, kendinizi tüm dünyanın sizlere ve fikirlerinize açık olacağı geleceğe hazırlamanız çok önemli. Dünya size hazır, peki ya siz dünyaya hazır mısınız?” Konuşmasına TÜGİAD’ın girişimcilik konusundaki çalışmalarını anlatan Çuhacı, hem uluslararası hem de ulusal anlamdaki çalışmaları özetledi. G20 Genç Girişimciler İttifakı Dönem Başkanlığını sürdürdüklerini belirten Çuhacı, Türkiye’de de üniversiteler ile işbirliği yaptıklarını belirtti. TÜGİAD üyeleri olarak Girişim Türk şirketini n yatırım ağları ve girişimcilerle işbirliğine girdiğini; girişimcilerin projelerini incelediklerini ve uygun görülen projelere finansal destek sağladıklarını anlattı.

18.04.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Brüksel’deki saldırıyı lanetledi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Brüksel’deki saldırıyı lanetledi Terör insanlığı hedef aldı TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, Ankara’daki saldırıdan birkaç gün sonra Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen terör saldırısını lanetleyerek; “Terörün sadece bu coğrafyayı hedef aldığını düşünemeyiz. Terör, her nerede, her kime karşı ve her ne amaçla gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, insanlığı hedef alan bir eylemdir; bir insanlık suçudur.” diyerek tüm devletleri teröre karşı maksimum işbirliği yapmaya davet etti. TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Belçika’nın Başkenti Brüksel’de gerçekleştirilen saldırı ile ilgili bir açıklama yaparak terörün insanlığı hedeflediğini ve insanlığın teröre karşı birlik içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Saldırıda ölenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı dileyen Çuhacı yaralananlara da acil şifalar dileyerek şu açıklamayı yaptı: “Ne yazık ki güne Belçika’nın başkenti Brüksel’den gelen bir patlama haberiyle başladık. Bu tür terör saldırılarının kesinlikle planlı olduğu ve dünyayı büyük bir kaosa yöneltmeye çalıştığını öngörebiliriz. Terörün sadece bu coğrafyayı hedef aldığını düşünemeyiz. Terör, her nerede, her kime karşı ve her ne amaçla gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin; insanlığı hedef alan bir eylemdir; bir insanlık suçudur. Amacın insanları öldürmek olmadığını, insanları öldürmenin sadece bir araç olduğunu İstanbul ve Ankara’daki saldırıdan sonra söylemiştik. Tekrarlıyoruz. Amaç ölenler değil yaşayanlardır; hedef sadece Belçika değil tüm insanlıktır. Artık tüm dünya tv ekranından seyrettiği terör saldırılarına sanal tepkiler göstermeyi bırakmalıdır. Tüm dünya teröre karşı birlik olmalı ve terörist organizasyonlara karşı işbirliği yapmalıdır. Terör kendisine daima kutsal değerleri kalkan olarak kullanır. Bu din olabilir, milliyetçilik olabilir… İnsan hak ve özgürlükleri için mücadele ettiğini söyleyen örgütlerin terör saldırıları ile masumlara zarar vermesini kabul etmemiz olanaksızdır. Başta Avrupa olmak üzere tüm dünya işbirliğini deklare etmeli ve teröre karşı sıfır tolerans ile hareket etmelidir. Dünya ülkeleri terör konusunda bir zirve gerçekleştirmeli ve başta Birleşmiş Milletler ve NATO olmak üzere uluslararası kuruluşlar terör ile mücadele konusunda derhal toplantılar düzenleyerek bağlayıcı kararlar almalıdır. Özellikle mültecilerin arasına kolaylıkla sızan teröristler nedeniyle mülteciler için Suriye, Irak gibi ülkelerde derhal istikrar sağlanmalı ve insanların aileleriyle birlikte burada güvenlik içinde koşulların normalleşmesini beklemelerini sağlamak zorundayız. Bu vesileyle saldırıda yaşamını yitirenlere rahmet, aileleri, yakınları ve insanlığa başsağlığı diliyoruz. Saldırıda yaralananların da en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz. “

23.03.2016

Melih Sebastien Durmuş

TÜGİAD Ege Şube Başkanı Melih Sebastien Durmuş’un Başkanlığını yaptığı, 1999 yılında kurulan Altekma Spor Kulübü 2019-2020 sezonunda Efeler Ligine çıkmıştır. Kendisini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

Tolunay Yıldız

TÜGİAD 17. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkan Vekili Tolunay Yıldız’ın CEO’su olduğu YEO Group, TET Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği tasarından hazırlanan ‘’İhracat Onur Listesi’nde ilk 100’de yer almıştır. Kendisini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

Özgür Erdem İncesu

TÜGİAD 17. Dönem Yönetim Kurulu Üyemiz Özgür Erdem İncesu tarafından kurulmuş olan PREMAR Gayrimenkul Danışmanlığınca Dernek üyelerimize ve referanslarına özel şartlar sağlanacaktır.

Oğuzhan Küçükoğlu

TÜGİAD 17. Dönem Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Küçükoğlu'nun firması Toyota Aktoy Plaza Türkiye'nin En İyi İşverenleri araştırmasında, "Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2020" ödülünü alan şirketlerden biri oldu. Kendisini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.

Gül Akyürek Balta

TÜGİAD Çukurova Şube Başkanı Sn. Gül Akyürek Balta'nın Türkiye'nin ilk kadın organize sanayi bölgesi başkanı olduğu Mersin Tarsus Tarımsal Ürün İşleme Organize Sanayi Bölgesi'nin Temel Atma Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sn. Mustafa Varank'ın katılımıyla gerçekleşmiştir.

Ersin Yazıcı

TÜGİAD Bursa Şube Denetleme Kurulu Üyesi Ersin Yazıcı, Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Ali Güral

TÜGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ali Güral’ın, Yönetim Kurulu Üyesi olduğu Güral Şirketler Grubu’na ait olan Güral Premier Otelleri, Finlandiya’da düzenlenen World Luxury Hotel Awards’ta iki ödül aldı. Güral Premier Tekirova oteli ‘’Avrupa’nın En İyi Her Şey Dahil En Lüks Aile Oteli’’ ödülünü alırken, Güral Premier Belek oteli ‘’Türkiye’nin En İyi Kıyı Oteli’’ ödülünü kazandı. Üyemizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Nur Gül Arslan

TÜGİAD Bursa Üyesi Nur Gül Arslan, İçmimarlar Odası Bursa Şubesi 2. Olağan Genel Kurulu sonucunda tekrar Yönetim Kurulu Başkanı seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Yılmaz Doğan

TÜGİAD Ankara Üyesi Sayın Yılmaz Doğan kurucu ortağı olduğu Qzens Furniture & Design için tasarladığı ürünlerle, 100’den fazla ülkeden 18,450 tasarım başvurusunun yarıştığı, 250 uluslararası tasarımcı ve akademisyenin jüri olarak 110 ayrı kategoride değerlendirme yaptığı, dünyanın en büyük jürisine sahip tasarım yarışması “A DESIGN AWARD”dan; 3 Silver (ikincilik) ve 1 Iron (dördüncülük) ödülü kazanarak ülkemizi başarı ile temsil etmiştir. Üyemizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Hüseyin Köksal Çınar & Furkan Yücel Çınar

TÜGİAD Denetleme Kurulu Üyesi Sayın Hüseyin Köksal Çınar ve TÜGİAD Ankara Üyesi Sayın Furkan Yücel Çınar’ın Grup Firmaları HC Tek Savunma LTD. ŞTİ. ‘nin ürettiği otomatik namlu temizleme cihazı ‘ÇINGI’ için Savunma Sanayi Başkanlığı’nın İştiraki olan SSTEK A.Ş. ile Tedarik Anlaşması imzalanmıştır. Üyelerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

S. Emre Gencer

TÜGİAD Bursa Üyesi Sayın Emre Gencer, 20 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen Makine İmalatçıları Birliği Olağan Genel Kurulu’nda 17. Dönem Başkanı seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Nilüfer Çevikel

TÜGİAD Başkan Yardımcısı Sayın Nilüfer Çevikel, 13 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen DOSABSİAD Olağan Genel Kurulu’nda 17. Dönem Başkanı seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Özgür Erdem İncesu

TÜGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Özgür Erdem İncesu, 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonucunda Çankaya Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekili seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Barış Gül

TÜGİAD Denetleme Kurulu Üyesi Sayın Barış Gül, 16 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) Güney Marmara Şubesi Olağan Genel Kurulu sonucunda tekrar Başkan seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Sıdıka Baysal

TÜGİAD Merkez Üyemiz Sayın Sıdıka Baysal, 2019 Ocak ayı itibarıyla Uluslararası Barolar Birliği Avrupa Bölgesi Forumu’nun ilk Türk Eş-Başkanı olarak atanmıştır. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.