AVANTAJ DÜNYASI

Basın Bültenleri

Terör dünyadan ilelebet yok olmalı!

Teröristler içinTürkiye, Fransa, Irak, Belçika, Suudi Arabistan veya Amerika arasında bir şeyfark etmiyor, Terör dünyadan ilelebetyok olmalı! TürkiyeGenç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, bu insanlık dışı terörsaldırılarına karşı kararlı ve tutarlı bir mücadele vermediğimiz takdirdesonunu getirmenin mümkün olmadığını belirtti. Bu hain saldırı bir kez dahagösterdi ki terör örgütleri nazarında hangi ülke olduğunun bir önemi yok. Türkiye Genç İşadamları Derneği(TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Fransa’nın Nice şehrinde Ulusal Gün kutlamalarıesnasında gerçekleştirilen terör saldırısını şiddetle kınadığını açıkladı. Yüzeyakın insanın hayatını kaybettiği saldırı sonrasında bir açıklama yapan Çuhacışunları söyledi: “Ne yazık ki Tüm insanlığın lanetlediği bir teröristsaldırı daha gerçekleştirildi. Terörün her defasında başka kayıplara sebep olanbu eylemlerini lanetliyoruz. Masum insanların hayatını kaybettiği busaldırıların sonunun gelmesi ülkelerimiz ve ilişkilerimiz açısından büyük önemtaşıyor. Yaşanan terör eylemlerini sıklığı hiçbir suretle bu eylemlerinormalleştiremez. İnsan hayatının hiçe sayıldığı, korkunun hakim kılınmaya çalışıldığızamanlardan geçiyoruz. Ülkeler arası dayanışmanın had safhada olması gereken bugibi zamanlarda işbirliğinin ön planda tutulması gerektiğine inanıyorum. “ Terörün dini, ırkı ve milliyetiyoktur diyen Çuhacı, bu aşağılık eylemi gerçekleştirenlerin ise insanlıkla birilgisi olamayacağını belirtti. RahmiÇuhacı; saldırıda yaşamını yitirenlere Allahtan rahmet, yakınlarına dabaşsağlığı, yaralananlara da acil şifalar diledi.

15.07.2016

Rusya, İsrail ve Mısır zamanlamasına dikkat!

Atatürk havalimanındaki saldırının zamanlamasına dikkat çeken TÜGİAD Başkanı RahmiÇuhacı; Rusya, İsrail veMısır zamanlamasına dikkat! TürkiyeGenç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı İstanbul Atatürkhavalimanında gerçekleştirilen hain saldırıyı lanetlerken saldırınınzamanlamasına dikkat çekti. Çuhacı, Türkiye’nin Rusya ve İsrail ileilişkilerini iyileştirme adımları atarken, Mısır ile ilgili olumlu sinyallergelirken yapılan saldırının kim tarafından yapıldığı değil yaptırıldığınınsorgulanması gerektiğini belirtti. TürkiyeGenç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, İstanbul Atatürkhavalimanında gerçekleştirilen terör saldırısını şiddetle kınadığını vesaldırganları ve onları azmettirenleri lanetlediklerini açıkladı. Saldırısonrasında bir açıklama yapan Çuhacı şunları söyledi: “Tüm insanlığın lanetlediği bir terörist saldırı daha gerçekleştirildi. Üstelik en yüksek güvenlik önlemlerinin alındığını sürekli gözlemlediğimiz bir yerde…Saldırıda masum insanlar, siviller yaşamını yitirdi ya da yaralandı. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin insanlığını, değerlerini sorgulamaya bile gerek yok. Asıl sorulması gereken soru her zaman olduğu gibi kimler azmettirdi.Saldırının zamanlaması çok dikkat çekici… Türkiye’nin Rusya ve İsrail ileilişkilerini iyileştirmek amacıyla adımlar attığı; Mısır ile olumlu sinyallerinkonuşulduğu bir sırada gerçekleştirilen saldırı iyi analiz edilmeli. Bize düşentoplumsal anlamda yaraları sarmaya destek olmak ve saldırganlara tepki göstermek… Hükümete düşen sorumluluk ise çok net… Bu terör saldırılarını gerçekleştiren odakların merkezlerini, lojistik üslerini imha etmek veTürkiye’de bu anlamda terörle kolkola girmiş her kim varsa onlara karşı da enetkili şekilde önlemler almak. Toplum kendisini teröristlere karşı korumak için gereken önlemleri almak zorunda…” Saldırıda yaşamını yitirenlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyen Çuhacı yaralananlara da acil şifalar diledi.

28.06.2016

AB Avrupa Birliği değil Almanya Birliği

Brexit oylamasının ABiçin hayati bir test olduğunu söyleyen TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı: AB Avrupa Birliğideğil Almanya Birliği TürkiyeGenç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı dünyanın en büyükekonomilerinden biri olan İngiltere’de mülteciler yüzünden AB’den ayrılmasını dramatikolarak nitelendirdi. Brexit oylamasının AB üyeliğinden çok insanlık değerleriile ilgili bir oylama olduğuna dikkat çeken Çuhacı, “Sonuçlarından daha önemliolan şey referandumun gerekçesidir” dedi. Çuhacı, İngiltere Başbakanı DavidCameron’ın istifa etmesi ve Hollanda ve Fransa’nın da AB’den ayrılmayıtartışmaya başlamasını AB açısından çöküş olarak değerlendirdi ve “AvrupaBirliği Almanya Birliği olmaya doğru gidiyor” dedi. Türkiye Genç İşadamları Derneği(TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, İngiltere’nin AB üyeliğinin oylandığı Brexitreferandumunun gerekçesinin sonucundan daha önemli olduğuna dikkat çekerek;insani değerler üzerine kurulu Avrupa Birliği projesinin mülteciler gibi insanibir sorunu çözmek yerine bu sorundan kaçmak isteyenler tarafından yıkılmasının ciddisonuçları olacağını açıkladı. Piyasaların tepkilerini doğal olarakdeğerlendiren Çuhacı asıl önemli sorunun, İngiltere Başbakanı Cameron’ın istifaetmesi ve başta Fransa ve Hollanda olmak üzere diğer AB ülkelerinin debirlikten ayrılmayı gündeme alması olduğuna dikkat çekti. İngiltere'deki referandumsonuçlarının, AB için çok zorlu bir süreci beraberinde getirdiğine dikkat çekenÇuhacı, mülteciler konusunun dışında AB ile İngiltere arasında; Almanya'nınaşırı liderlik baskısı, AB mevzuatındaki katılık ve Brüksel bürokrasisininhantallığı ile İngiliz toplumun gönülsüzlüğünün ilişkileri bu aşamayagetirdiğine dikkat çekti. Çuhacı,Almanya’nın baskısı nedeniyle birlikte stresin arttığını , “Avrupa BirliğiAlmanya Birliği olmaya doğru gidiyor” sözleriyle dile getirdi. Türkiye'nin Gümrük Birliğine üyeolması nedeniyle doğrudan bir etki gözlenmeyeceğini belirten Çuhacı, bu sonucunTürkiye-AB ilişkilerini daha da zorlaştırabileceğini, ancak Gümrük Birliğineüye olması nedeniyle doğrudan bir etki gözlenmeyeceğini belirtti. İngiltere Başbakanı Cameron’ın ciddi birsiyasi hata yaptığını belirten Çuhacı; “ilişkiler zaten kırılganken, Brexit'igenel seçimleri kazanmak için kendi gündeme getirdi. Sonra kendisi pişman oldu.Pandora’nın kutusunu kendisi açtı. Önümüzdeki 3 ay çok önemli, Cameron'ınistifası işi daha da karıştıracak. Çıkış2 yılllık bir süreç. Global piyasalar 2-3 günde uzmanların yorumlarıyla yönünübelirleyecek, ama tabi ilk tepkilere aldanmamak lazım.” dedi. Referandumun gerekçesi sonucundandaha önemli İngiltere’nin medeniyetin önemlimerkezlerinden birisi olduğunun ve güneşin batmadığı imparatorluk olarakdünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olduğuna dikkat çeken Çuhacı referandumsonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Referandumdan çıkan sonuçortada. Bunu değerlendirmek çok kolay. Ancak biz referandumun sonucundan çokgerekçesinin sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa Birliği ekonomik,toplumsal, siyasal ama hepsinin ötesinden insani sonuçları olan bir projedir.Amaç insanların daha iyi yaşayacakları bir birlik inşa etmektir. Oysa bugün bubirlik, tek amaçları kendilerinin ve çocuklarının hayatlarını kurtarmak olanmülteciler yüzünden yıkılma noktasına geldi. Dünyanın en zengin ve refah içindeyaşayan insanları ne yazık ki lokmalarını yaşam savaşı verenlerle paylaşmakistemiyor. İşte asıl sorgulanması gereken şey budur.” Medeniyet dediğin tek dişi kalmışcanavar Açıklamasında Mehmet AkifErsoy’un dizelerine atıfta bulunan Çuhacı, dünyanın en zengin ülkelerisorumluluktan kaçarken Türkiye gibi ülkelerin milyonlarca mülteciyi barışçılbir şekilde ağırladığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Çok dramatik bir durum bu… Ekonomik büyüklüğü Avrupa ülkelerinin hayli gerisinde olanTürkiye Devleti ve vatandaşları sahip oldukları lokmaları bu insanlarlapaylaşmaktadır. Çok ciddi sıkıntıları göğüslemektedirler. Bu insanların,çocukların göz göre göre ölmelerine nasıl göz yumabiliriz? Brexit oylaması ABüyeliğinden çok insanlık değerleri ile ilgili bir oylamadır. Sonucundan dahaçok mülteciler yüzünden AB’den kopma talebi ‘medeniyet denen tek dişi kalmışcanavar’ benzetmesine yakışmıştır.” Çuhacı yıllardır süren mültecitartışmasının geldiği noktada gerçekleşen oylamanın ilerleyen süreçte sonuçlarıolacağına atıfta bulunarak, “Elbette referandum tek başına yeterli değil,kararın İngiltere parlamentosu tarafından da onaylanması gerekiyor. Umarızsüreç insanlığa olumlu katkı yapacak bir sağduyu ile yürür” dedi.

24.06.2016

İstikrarlı büyümenin formülü ‘inovatif girişimcilik’

Türkiye’nin büyüme performansını başarılı bulan TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı; İstikrarlı büyümenin formülü ‘inovatif girişimcilik’ TürkiyeGenç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı beklentilerin üzerindegerçekleşen yılın ilk çeyrek büyümesini değerlendirerek, iş dünyası için bugelişmenin oldukça memnuniyet verici olduğunu söyledi. Türkiye Genç İşadamları Derneği(TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye Ekonomisininbüyüme rakamlarının umut verici olduğunu belirterek, istikrarlı büyümeperformansının formülünün ‘inovatif girişimcilik’ olduğunu söyledi. Bölgesel jeopolitikgerginliklere, ticaret ortaklıklarında yaşanan sorunlara ve küresel ekonomidekigerilemeye rağmen Türkiye ekonomisinin büyüme performansının devam ettiğini söyleyen Çuhacı, “Türkiye ekonomisinin 2016 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,8 oranında büyümesi piyasaları hem rahatlatmış hem de ümit vermiştir. Söz konusu zaman diliminde Türk ekonomisi, Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerin başındagelerek bir kez daha potansiyelini kanıtlamıştır. Türkiye ekonomisi kaldığıyerden büyümeye devam ediyor. Bu dönemdeki büyüme performansımız bir başarıhikayesidir” dedi. Bu pozitif süreci fırsat olarakgörüp, uzun vadeli yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini ifadeeden Çuhacı “Genç girişimciler ve genç işadamları olarak ihracatın büyümeyepozitif katkı verdiğini hatırlatarak, ihracatın reel olarak ithalattan dahafazla büyümesi gerekiyor. Bunun için deTÜGİAD olarak hem yeni pazarlar bulmak konusunda hem de mevcut ekonomiksorunların çözümüne ilişkin çalışmalar yapıyoruz” dedi. İstikrarlı büyümenin formülü ‘inovatif girişimcilik’, AR-GE ve katma değerli ihracattan geçiyor Dönemsel nedenlerden dolayı sadeceTürkiye’nin değil dünyadaki tüm ekonomilerin sıkıntılı bir dönem geçirdiğinedikkat çeken Çuhacı büyüme verilerini şu sözlerle değerlendirdi: “Küresel ve bölgesel sıkıntılara rağmen 2016 yılının ilk çeyreğinde elde edilen büyüme performansı piyasalara umut serpmiştir. Fakat bunun da devamlılığı önem arzetmektedir. Teknoloji ithal ederek, cari açık problemini sürekli yaşayarak 2023 hedeflerine ulaşmakta hem zorluk yaşayabilir, hem de 21. yüzyılın rekabet koşullarında büyük sıkıntılar ile karşılaşırız. Mevcut büyüme rakamlarını iyi analiz etmek lazım. İnşaat sektörü, kamu yatırımları ve tüketime dayalı bir büyümemiz var. Turizm sektörü için sıkıntılı bir dönemgeçireceğimiz sır değil. Dolayısıyla hem bu büyüme verilerinin verdiği moralle,hem de sorunları çözme fırsatını iyi değerlendirerek yapısal reformlarıyapmamız lazım. İstikrarlı büyümenin formülü inovatifgirişimcilik, AR-GE ve katma değerli ihracattan geçiyor. Bunun için de daha çokyatırım ve üretim yapmamız gerekiyor.” Bununla birlikte eğitime yatırım yapan, kendi markalarını yaratan, bilim ve teknoloji üreten ülkelerin ekonomik büyümelerinin sürdürebilir olduğuna dikkat çeken Çuhacı "Ekonomik gelişmişlik ve kalkınma seviyesi ile inovasyon ve teknoloji yaratma kapasitesi arasında doğru orantılı bir ilişki var. ” dedi.

22.06.2016

TÜGİAD’ın geleneksel iftar daveti “Dinler arası diyalog” tadında geçti.

TÜGİAD’ın geleneksel iftar daveti “Dinler arası diyalog” tadında geçti. Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, tüm dinlerin iyilik emrettiğini söyleyerek her dinin kendisinden farklı olana saygılı olmasının dünyayı çok daha yaşanılır bir hale getireceğini belirtti. TÜGİAD tarafından her sene düzenlenen geleneksel iftar yemeğine bu sene İstanbul'daki diğer dini liderlerin katılmasının kendilerine gurur ve umut verdiğini söyleyen Çuhacı, binlerce yıl boyunca bu topraklarda farklı kavimlerin ve inançların bir arada yaşadığına dikkat çekerek "Bizi güçlü kılan bu farklılıkları işbirliği içinde yaşamış olmamız. Geçmişte böyle oldu ve gelecekte de böyle olacak. Bizim çocuklarımız bu ülkede yan yana, aynı okullara gidiyor; yine bizler bu ülkede hep beraber, omuz omuza çalışıyoruz" dedi. Türkiye Genç İşadamları Derneği’nin geleneksel iftar programına farklı inanç gruplarının temsilcileri katıldı. Fener Rum Patriği Barthalomeos’a vekaleten Peder Benjamin, Beyoğlu Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı Başkan Yardımcısı Kenan Gürdal, Türkiye Ermenileri Patrikliği Piskoposu Sahak Maşalıyan ve Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Horepiskopos Yusuf Sağ’ın katıldığı iftar davetinde dinlerin kardeşliği öne çıktı. TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, genç işadamları olarak her zaman yapıcı düşündüklerini söyleyerek "Önemli olan nasıl yaparız? Nasıl engelleriz diye düşünemeyiz! Bu ülke için, insanlık için birileri bir şeyler yapıyorsa bize düşen din, dil, milliyet ya da cinsiyet ayırmadan onlarla beraber olmaktır." diye konuştu. Her kim tarafından ve sözde hangi kutsal amaç için yapıldığı iddia edilirse edilsin şiddeti kesinlikle reddettiklerini söyleyen Çuhacı, sözlerine şöyle devam etti: "Bizi güçlü kılan bu farklılıkları işbirliği içinde yaşamış olmamız. Geçmişte böyle oldu ve gelecekte de böyle olacak. Bizim çocuklarımız bu ülkede yan yana, aynı okullara gidiyor; yine bizler bu ülkede hep beraber, omuz omuza çalışıyoruz. Katoliği, Müslümanı, Musevisi, Ortodoksu, Budisti, Protestanı hep birlikte yan yana olmadan başarmak mümkün değil. Dünyanın birçok yerinde gerçekleşen terör saldırılarından, bunu ne yazık ki yaşayarak öğrendik! Terör hiç bir şey ayırt etmeden saldırıyor. Bugün teröre destek verenler yarın terörün acısını yaşayacaklar." İş dünyasının temsilcileri olarak birlikten güç doğacağına ve ancak bir arada olunursa bu nefretin önüne geçeceğine inandığını söyleyen Rahmi Çuhacı; birbirinden farklı etnik ve dini kökenli insanlardan oluşan İstanbul için "dinler arası diyaloğun merkezi" benzetmesini doğruladı. Çuhacı sözlerine şöyle devam etti: "Tarihi yarımada dediğimiz bölge ve çevresine şöyle bir baktığımızda tarihi ibadethaneleri görüyoruz. Çevredeki mebzul Ortodoks ya da Katolik kiliselere, ayazmalara, Ermenisi, Rumu, Yunanı, Bulgarı, Rusu, İtalyanı akın ediyor. Az ötelerden camii kebirlere, yatırlara, türbelere koşan yüzlerce, binlerce Müslüman görülüyor. Bu çeşitlilik bizim en büyük bir zenginliklerimizden...” İftarda bir konuşma yapan Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Horepiskopos Yusuf Sağ; “Hep dinden bahsediyoruz. Din nedir, din derken neyi kastediyoruz, herkes Allah’ı kendi vicdanında aramalı.” dedi. Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Horepiskopos dünya insanlığı, barışı ve kardeşliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Dünyada 485 milyon insan açlık sınırında. Çoğu çocuk 4.5 milyon insan ise her sene açlıktan ölüyor. Geçtiğimiz yıl 1 trilyon 285 milyar Dolar silaha yatırım yapılmış. Oysa her dinde insanı katletme diyor Allah. O zaman bu savaşı çıkaranlar kimler! Hangimiz dilimizi, dinimizi, ırkımızı seçerek dünyaya gelmişiz? İncil’de bir ayette der ki ‘yargılamayın’. Biz ne zaman birbirimizi kucaklarsak o zaman Allahtan mutluluktan kardeşlikten bahsedebiliriz.” İslam dininden örnekler veren Yusuf Sağ, “Birinin eli yağda ötekinin çöp kutusunda... Kuranın beş maddesi var biri zekattır. Bunları yerine getirmek lazım.” dedi. Türkiye Ermenileri Patrikliği Piskoposu Sahak Maşalıyan, insanların bilimsel olarak kardeş olduğunu söyledi. “Hiçbir inancın insan öldürmesine ihtiyacı yoktur. Din adamaları insanlığın baş belası olabilirler. İş adamları da insanlığın baş belası olabilir” diyerek iş adamlarını öz eleştiri yapmaya davet etti. Sahak Maşalıyan konuşmasında şu mesajları verdi: “Her yıl 40 milyon insanın can vermesine sebep olabilir. Bu kapitalist sistem mutluluk huzur refah getiriyor mu? İş dünyası bunu sorgulamalı. Başarıyı herkes ister. Başarı mutluluk için daha iyi bir dünya için istenmelidir. Önerim başarılı olun ama başarıyı paylaşın. Mutluluk yaratın, gözyaşı silin. Bunu başarabilecek yegane insanlar sizlersiniz.” İftar yemeğine katılan genç işadamları ve din adamları dinler ve ülkeler arasında ticaret ve işbirliğinin arttırılmasının daha iyi bir gelecek için önemini vurguladılar. İftar yemeği yapılan semazen gösterisiyle son erdi.

15.06.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Almanya ile sorunun mülteci krizini tırmandıracağını söyledi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Almanya ile sorunun mülteci krizini tırmandıracağını söyledi… Almanya’nın faturası ağır olur Türkiye - Almanya gerginliğini, Türkiye-AB ilişkileri ve Türkiye-Almanya ticari ilişkileri açısından analiz eden TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, "Türkiye için bu krizin faturası Rusya krizinden daha ağır olabilir ama diğer yandan Alman ekonomisinin de büyük bir darbe alması seçenekler arasındadır" açıklamasını yaptı. İnsanlık tarihinin savaşlar, katliamlar ve ağır acılarla yazıldığına dikkat çeken Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Almanya Parlamentosunda alınan Ermeni soykırımı tasarısını kınadığını ifade ederek sürecin titizlikle yönetilmesini istedi. Türkiye’nin arşivlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi incelenmeye hazır olduğunu belirten Çuhacı; “Arşivlerinin gerekli incelemeler için açık olduğunu ifade eden bir ülke için hiçbir inceleme yapılmadan böyle bir karar alınarak yargısız infaz yapılmıştır. Bu kararın arkasında sadece kötü niyet yatmaktadır” açıklamasında bulundu. Türkiye-Almanya gerginliği mülteci krizini derinleştirebilir Geçmişte Fransa ve İsviçre’nin aldığı kararlara atıfta bulunarak, Türkiye-Almanya gerginliğinin sadece iki ülke arasında kalmayıp tüm Avrupa’yı etkileyebileceğini belirten Çuhacı; bunun Türkiye-Almanya gerginliğin bütün Avrupa’ya yayılmasına neden olabileceğini belirtti. Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yapılan Göç Birliği anlaşmasının fikir mimarının Almanya olduğunu hatırlatan Çuhacı “İki ülke arasındaki diyaloğun kesilmesi, şu anda zaten tehlikede olan göç anlaşmasının tamamlanması ya da etkin uygulanma sürecini durdurabilir. Hatta bu gerginlik domino etkisi yaratarak, terörün tanımı nedeniyle sıkıntıda olan vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasının uygulamasında ciddi aksamalara neden olabilir. Böylesi bir durumda genel mülteci anlaşması zarar görebilir. Bundan en çok mülteci kardeşlerimiz zarar görür ve Avrupa'ya dönük çok ciddi bir mülteci akını başlar” diye konuştu. Almanya ile krizin faturası Rusya krizinden daha ağır olabilir… Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin çok derin olduğunu belirten Çuhacı; bir yandan milyonlarca Türk için Almanya’nın vatan; bir o kadar Alman için ise Türkiye’nin ikinci vatan olduğunu belirterek; siyasetçilerin bu anlamda da sorumlulukları bulunduğunun altını çizdi. Avrupa’nın en güçlü ekonomisi olan Almanya’nın, Türkiye’nin dış ticaretinde çok önemli yere sahip olduğunu hatırlatan Çuhacı sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye-Almanya arasında dış ticaret hacmi 38 milyar Dolar olup, 2015 yılında Türkiye 13 milyar 427 milyon dolar ile en fazla ihracatı Almanya’ya yaptı. 2016 yılının ilk 5 ayında da yine Almanya 5.6 milyar dolar ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunda. Bununla birlikte Almanya, Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımlarda hem yatırımların yapıldığı süre hem de yatırım yapan şirketlerin sayısı bakımından lider…” Jeopolitik gelişmeler, artan terör olayları ve Rusya ile yaşanan uçak krizinin Türkiye’ye maliyetinin şimdiden milyarlarca dolar olduğunu ifade eden Çuhacı “Almanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler dikkate alındığında Almanya krizinin Türkiye’ye faturası Rusya krizinden daha da ağır olabilir. Bu sebeple ölçülü tepki vermeliyiz ve öncelikli hedefimiz insanlara ve ekonomimize zarar vermemek olmalı” dedi. Alman ekonomisi de ciddi zarar görür... 3.5 milyon Türk’ün Almanya'da yaşadığını ve bu rakamın ciddi bir bölümünün ülke ekonomisine katkı sağladığını söyleyen Çuhacı “Almanya’da yaşayan gurbetçilerimiz önemli bir ölçüde Alman ekonomisine yön veriyorlar. Almanya'da 80 bin dolayında Türk kökenli işletme var. Bunlar da yaklaşık olarak 370 bin kişilik bir istihdam yaratıyor. Bu şirketler toplamda yıllık 35 milyar Euro ciro yapıyor. Bununla birlikte 1960’lı yıllarda işçi statüsünde Almanya’ya giden Türk vatandaşlarının artık birer girişimci statüsüne ulaştığını ifade eden Çuhacı “Alman Federal Parlamentosu’nun ülkelerinde yaşayan Türk nüfusunun ve bunların ekonomik gücünü görmezden gelip böylesi talihsiz bir karar almasını anlayamıyorum” dedi. Türkiye’nin de Almanya için çok önemli ve güçlü bir pazar olduğunu hatırlatan Çuhacı “Türkiye, Almanya’dan yılda 21 milyar Euro’ya yakın ithalat yapıyor. Dolayısıyla Almanya’nın dış ticaretinde önemli bir konuma sahip Türk ekonomisi tarafından uygulanacak muhtemel yaptırımlar Almanya ekonomisine çok ciddi darbe vurabilir. Hiçbir Alman markası, alternatifi olmadığı yanılgısına kapılmamalı…” dedi.

09.06.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı İstanbul Vezneciler’de yaşanan terör saldırısını şiddetle lanetledi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı İstanbul Vezneciler’de yaşanan terör saldırısını şiddetle lanetledi Terörden beslenenlere lanet olsun TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, İstanbul'da bugün sabah saatlerinde yaşanan acımasız saldırıyı lanetledi. İnsanların özellikle işbaşı yapma saatleri seçilerek yapılmış bu saldırı, sadece güvenlik güçlerimizi değil masum insanlarımızı da hedef alarak terör gruplarının alçaklığının da bir göstergesidir. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, İstanbul'da gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında bir açıklama yaparak terörün ideolojisi, iyisi, kötüsü olmaz dedi. Alçak saldırıda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yakınları ve Türk halkına başsağlığı diledi. Saldırıda yaralananlara acil şifalar dileyen Çuhacı, söz konusu saldırının güvenliği ve huzuru sağlamak için görev yapan Emniyet Mensuplarını ve milletimizi hedef almıştır. Bu tür insanlık dışı saldırılar, milli bütünlüğümüzü bozmasına izin vermemeliyiz dedi. Bu hain saldırıda hayatını kaybeden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor, tüm vatandaşlarımızın huzurlu bir Ramazan ayı geçirmesini temenni ediyorum.”

07.06.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Dünya Çevre Gününde işadamları ve hükümete sordu

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Dünya Çevre Gününde işadamları ve hükümete sordu: Geleceğin ekonomisine hazır mıyız? İşadamları ve hükümeti, Dünya Ticaret Örgütü’nün çevreye yararlı ürünlerin ticaretini kolaylaştıracak önlemleri konusunda uyaran TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, “Uygarlığın gelişmesi, endüstrileşme ve teknolojinin gelişmesini dünyanın kirlenmesinin sebebi olmaktan kurtarmalıyız” dedi. 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle yayınladığı mesajında evrende şimdiye kadar bilinen ve yaşama elverişli tek gezegenin Dünya olduğunu belirten Çuhacı, sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde ekonomik faaliyetlerin de bu ortak kaygıyı paylaşması gerektiğini belirtti. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, 5 Haziran Dünya Çevre Günü mesajında, ekonomik faaliyetler ile çevreyi koruma arasında sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde verimli bir ilişki kurulması gerektiğini belirtti. Dünya Ticaret Örgütü‘nün (WTO) almak üzere olduğu kararlara dikkat çeken Çuhacı mesajında bu kararların dünyanın geleceği için olduğu kadar iş dünyası için de anlam taşıdığını söyledi. Devletlerin çevre konusundaki yönlendirmesinin ve desteğinin önemine dikkat çeken TÜGİAD Başkanı, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) üyelerinin çevreye olumlu etki yapan ürünlerdeki gümrükleri karşılıklı olarak sıfırlamaya hazırlandıklarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Hem çevreyi korumak hem de iş yapmak mümkün… Dünya, bisiklet, elektrikli otomobil, temiz enerji gibi pek çok alanda çevreye olumlu etki yapan ürünlere yöneliyor. O zaman biz de ülkemizde bu anlamda yatırımları desteklemeliyiz. Dünya için iyi olan bizim için de iyidir. Dünya, çevreci ürünlerdeki gümrük vergilerini sıfırlayarak ya da azaltarak bu ürünlerin tüketimini destekliyor. O zaman bu pazar geleceğin pazarıdır. Çocuklarımız için daha iyi bir dünya, bizler için de sürdürülebilir iş anlamına geliyor. Bu sektörlerde gümrükler azaltıldığında ya da kaldırıldığında Türkiye'nin bu sektörlerdeki durumu ne olacak? Anlaşma sonrası rekabetçiliği nasıl etkilenecek? Çevreye duyarlı hangi sektörlerde üretim yapmıyoruz, ya da ithalata bağımlıyız? Bu ve benzeri tüm konuların analiz edilmesi, Türkiye'nin üretiminin yeşile duyarlı sektörler özelinde ele alınması gerekmektedir. Daha da önemlisi, nasıl ki bölgesel kalkınma adına yatırım teşvik sistemi uygulanıyor ise mevcut teşvik sistemine, çevreye duyarlı sektörlere yönelik özel bir takım desteklerin verilmesi yerinde olacaktır.” İş dünyası da geleceğe hazır olmalı… İş dünyasının yeni ekonomik düzenin dinamiklerine uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyleyen Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ve büyüme için koyduğu hedefleri ve politikaları, uluslararası rekabet avantajı sağlayacak, sürdürülebilir iş modellerine dönüştürmesini istedi. Dünyanın küresel, Türkiye’nin de ulusal ve bölgesel sorunlar yaşadığına dikkat çeken Çuhacı çevre sorunlarının yaşamsal bir önemi olduğunu şu sözlerle dile getirdi: “Başka dünya yok. Bildiğimiz kadarıyla şu ana kadar evrende yaşama elverişli tek gezegen Dünya… Dolayısıyla iki sorun arasında bir denge kurmamız lazım. Ne (aman çevreyi kirletmeyelim) diye hiçbir şey yapmamalıyız; ne de sorumsuz bir anlayışla (Dünyayı biz mi kurtaracağız, biz işimize bakalım) diyerek aklımıza gelen her şeyi yapmalıyız. Temiz enerji, doğal kaynakların kullanımı, çevre kirliliğinin önlenmesi gibi çözüm odaklı adımlar atmalıyız.” Türkiye’nin pek çok ilinde farklı çevre sorunlarının gündemde olduğunu belirten Çuhacı; Ankara’da hava, İstanbul’da su, Mersin ve Adana’da toprak, deniz, ormanların daha fazla zarar görmeden; ülkemizi zenginleştiren pek çok tür yok olmadan etkili önlemler alınmasıd gerektiğini söyledi. Dünyadan aldığımızı yerine koymazsak yaşamın tükeneceği bir gezegen olacağına dikkat çeken Çuhacı, “Gidecek başka bir dünya olmadığına göre herkes üzerine düşeni yapmak zorunda. BU DÜNYADAN BAŞKA YAŞANACAK YER YOK! “ dedi. UNEP’in 2016 Dünya Çevre Günü teması olarak “wildforlife” seçmesine destek verdiklerini açıklayan Çuhacı, bahanesi her ne olursa olsun yabani yaşama zarar verenleri kınadıklarını belirtti. Dünya Çevre Günü Birleşmiş Milletler, 133 üye ülkenin katılımıyla bundan 38 yıl önce yani 1972 yılında 5 Haziran Gününü Dünya Çevre Günü olarak ilan etti. BM tarafından başlatılan ve dünyanın bir bütün olarak gündemine çevreyi almasını sağlama çabası yaşanan sorunların artık coğrafi boyutları aşarak insanlığın ortak problemi haline gelmesinin sonucuydu. Bu problem sadece o günü değil geleceği de tehdit ediyordu. Çünkü kuralsız ekonomik mücadele, sınırsız tüketme arzusu doğal kaynakların hoyratça tüketilmesine, dünyanın dengesinin bozulmasına sebep olmuştu. Dengenin bozulması 133 ülkeyi bir çatı altında toplamış ve çevre hassasiyeti için harekete geçmeye zorlamıştı. Kimisi sebep, kimisi sonuçtu. Ancak değişmeyen tek şey dünyamızın zenginliklerinin insanın sebep olduğu olumsuzluklar nedeniyle tükenmekte olması ve buna dur diyebilecek tek şey de yine insanlığın kendisiydi.

31.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ’ler için kullanılmasını istedi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ’ler için kullanılmasını istedi Kredi Garanti Fonu KOBİ Garanti Fonu olsun KOBİ’lerin en önemli sorunlarının nitelikli finansmana erişim olduğuna dikkat çeken TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) bütçesinin 40 milyar TL’ye çıkarılmasını istedi. KOBİ’lere verilecek uzun vadeli düşük faizli krediler ile Türkiye ekonomisinin oksijeni niteliğinde olan finansman sıkıntısının çözüleceğini söyleyen Çuhacı “Kredi Garanti Fonu KOBİ Garanti Fonu olsun” dedi. Türk finans sektörünü korumak ve geliştirmek adına bankaların gerçekleştirdikleri uygulamaların reel sektörün aleyhine işlemeye başladığını ifade eden Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, “Yüksek faizli krediler, çek yasası ve piyasayı engelleyici diğer unsurlar KOBİ’lerin ihtiyacı olan oksijeni tüketiyor” dedi ve çözüm olarak Kredi Garanti Fonu’nu gösterdi. TÜGİAD’ın daha önce yaptığı araştırma sonuçlarını anımsatan Çuhacı, KOBİ’lerin en önemli sorunlarının nitelikli insana ve finansmana ulaşmak olduğunu anımsatarak şunları söyledi: “Bankaların KOBİ’lere verdikleri krediler hem niteliksiz hem de riskli kredilerdir. Yüksek faiz maliyetiyle, ipotek-kefalet uygulamalarıyla güç bela verilen kredileri bankalar diledikleri an geri çağırabiliyorlar. Yüksek faizli kredi oranları finansman maliyetlerini arttırırken, bankaların tutumu da KOBİ’lerin önünü görmesini engelliyor. AB standartlarına göre Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99’undan fazlası KOBİ'dir. İstihdamın yüzde 75,8'ini, ihracatın yüzde 56’sından fazlasını KOBİ'ler sağlıyor. Türk ekonomisinin ana lokomotifi olan KOBİ’lerin, 2023 hedeflerine ulaşmak için ve sosyal refahın dengeli dağılımı için kesinlikle korunması gerekiyor. Bu sebeple KOBİ’lere pozitif ayrımcılık yapılmalı” KOBİ’ler için KGF 1. dereceden sorumlu garanti fonu olmalı Türkiye’de bankacılık sektörünün toplam kredi hacminin yaklaşık 1,5 trilyon lira olduğunu ve bunun yüzde 26’sına tekamül eden yaklaşık 400 milyar liranın KOBİ’lere kullandırılan kısmı olduğunu ifade eden Çuhacı “Bu rakam oldukça yetersiz. KOBİ’lerimizin en temel ihtiyacı olan finansmana erişimde teminat yetersizliği engeli noktasında devreye giren ve KOBİ’lerimize kefil olan Kredi Garanti Fonunun (KGF) 1. dereceden sorumlu garanti fonu olması gerekiyor. Ancak bu şekilde kredi yükü bankaların üstünden alınabilir ve KOBİ’lerin kurumsallaşması, markalaşması, büyümesi ve dünyaya açılması için gerekli finansman sorunu aşılabilir” dedi. Çuhacı “KGF’ye 40 Milyar TL Bütçe Verilmeli” KGF’nin bütçesinin 4 milyar TL olduğuna dikkat çeken Çuhacı, bu bütçenin yetersiz olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hasta kan kaybediyorsa çözüm kan vermektir. Ekonomimizin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerimizin de kana ihtiyacı var. Şimdilik KGF’ye 40 milyar TL bütçe verilmelidir. 40 milyar TL harcanması anlamına gelmiyor bu. Her kredi batmayacak zira… Ancak bu fon bankaların risklerini de dengeleyeceği için KOBİ’ler uzun vadeli ve düşük faizli; yani nitelikli kredi kullanabilecekler. İnanın bu uygulama Türk ekonomisinde domino etkisi yaratarak bir yandan istihdamı, genç girişimciliği ve yatırımı arttırırken bir yandan da dış ticaret açığını azaltacak. Bankalara olan bağımlılığı azalacak olan KOBİ’ler için özgür rekabet ortamı yaratılacak ve söz konusu bütçe artırımı KOBİ’lerin can suyu olacak. Bunun için Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ Garanti Fonu gibi çalışması gerekiyor.” KOBİ’lerin girişimci ruhunun Türk ihracatçındaki öneminden yola çıkarak KOBİ’lere verilecek destekler ile Türkiye’nin ihracat performansının artacağını ve cari açık sorununun çözümüne katkı sağlayacağını dile getiren Çuhacı, “Çözüm önerimiz olan uygulama ile KOBİ’ler teknolojik yatırım yapma ve AR-GE’ye fon ayırabilme şansını elde edecek. Böylelikle uluslararası rekabet gücümüz de artmakla kalmayıp Türkiye’nin toplumsal, sosyal ve ekonomik refahı için ciddi bir itici güç sağlanmış olacak” dedi.

31.05.2016

İhracat için yeni pazarlar için STK’lara seslenen TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı

İhracat için yeni pazarlar için STK’lara seslenen TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı İhracatta ilk hedefimiz Afrika Türkiye’nin ihracat rakamlarını değerlendiren Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, sürdürülebilir büyüme ve 2023 kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için ihracatta yeni pazarlara yönelmek gerektiğini söyledi. Her şeyi devletten beklemek yerine başta STK’lar olmak üzere herkesi göreve davet eden Çuhacı ilk olarak dünyanın yeni gözdesi olan Afrika’yı hedef gösterdi. Türkiye’nin ihracat rakamlarını değerlendiren Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, sürdürülebilir büyüme ve 2023 ekonomik kalkınma hedeflerine erişmek için ihracat kapasitesinin arttırılması gerektiğini vurguladı. Rusya ile yaşanan gerginlik, komşu ülkelerdeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa ek olarak, ambargonun kalkmasıyla İran’ın da elinin ekonomik olarak güçlendiğini belirten Çuhacı; “Bu gibi nedenlerle düşen ihracat oranlarını telafi etmek için bir an önce pazar çeşitlendirilmesine gidilmesi gerekiyor” dedi. Türkiye'nin Nisan ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.8 azalarak 11 milyar 443 milyon 283 bin dolara gerilediğini belirten Çuhacı, 12 aylık dönemde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9.6 gerileyerek 139.6 milyar dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. Küresel ekonomideki zayıf görünümün ve çevre ülkelerde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin etkisiyle geçen yıl ihracatın bir önceki yıla göre yüzde 8,6 gerilediğini ifade eden Çuhacı “Türk ekonomisi küresel ve bölgesel şartlara rağmen iyi bir performans sergiliyor. Fakat etkiler derinleşmeden, ihracat için yeni pazarlar bulunması şart” dedi. İhracatta bağımlılıktan kurtulmalıyız… İhracatın bazı ürünler ve pazarlar üzerine yoğunlaşmasının, riskli bir bağımlılığa neden olduğunu belirten Çuhacı “Küresel ve bölgesel ekonomik durgunluk, bizi yeni pazarlar keşfetmeye yönlendiriyor. Güç dengelerinin değiştiği şu günlerde, ekonomimizin büyüyebilmesi için her zamankinden daha fazla ihracata ihtiyaç var. Türk işadamları olarak ihracat yelpazemizi her anlamda genişletmeliyiz ve ihracatta bağımlılıktan kurtulmalıyız. Bunun için de iş dünyasında yer alan sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Her şeyi hükümetten beklemek doğru olmaz. Bizler de bu konuda inisiyatif almalıyız. Sivil toplum kuruluşlarının öncülük yapması gerekiyor. TÜGİAD olarak önerdiğimiz yeni pazarlar üzerine bir çalışma yapacağız. . Yeni pazarlar bularak yeni işbirliklerinin kurulması adına yurtdışı heyet gezileri ve B2B görüşmeleri organize edeceğiz” dedi. Öncelikli hedef Afrika… TÜGİAD tarafından Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talat Yeşiloğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen, "Afrika'daki Türk Firmalarının Başarı Sırrı" konulu panelde, DEİK Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın ve Afrika'nın birçok ülkesinde başarılı işler yapan Öztürk Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk deneyimlerini paylaştı. Afrika kıtasında yer alan 54 ülkede inşaat demirinden mobilyaya, gıdadan tekstile kadar her tür ürün satılabileceğini ifade eden TÜGİAD Başkanı Çuhacı şunları söyledi: “İhracat fırsatlarını Batı yerine gelişmekte olan ülkelere yönlendirmek istiyoruz. Afrika, gerek yatırımcının gerekse de ihracatçının listesinde giderek daha üst basamaklara çıkıyor. 2050 yılına kadar nüfusun ikiye katlanmasının beklendiği Afrika, ekonomik faaliyetler ve ticari anlamda önemli fırsatlar sunuyor. Afrika kıtasında artık yoksulluk ve açlıkla mücadele devri geride kaldı. 1.150 milyar nüfusu, 3 trilyon dolarlık toplam ekonomik büyüklüğü, Afrika’ya yönelik doğrudan yatırımlar ve Dünya doğrudan yatırımları içindeki payı 74 milyar dolarla % 3'e ulaşan ve karşımızda dev gibi duran bir potansiyelden bahsediyoruz. Türkiye-Afrika ticaret hacminin 2020 yılında 50 milyar dolar seviyelerine ulaşması hedefi ortadadır.” Afrika'da ticaret yapmanın püf noktalarını anlatan Çuhacı, Afrika ile iş yapmak isteyen işadamlarına seslenerek 1-2 günlük geziler yerine daha uzun ve verimli zaman geçirmelerini önerdi. Afrika’nın her yerine uçuşlar olduğunun altını çizen Çuhacı, daha uzun süre geçirmenin, muhataplarla daha nitelikli iletişim kurulmasını sağlayacağının altını çizdi. Afrika’nın kendine özgü renkleri ve kültürlerine de dikkat çeken Çuhacı şunları söyledi: “Her ülke için geçerli olan şeyler Afrika için daha fazla geçerli. Hangi ülkeyle iş yapmak istiyorsanız kabile kültürünü bilmeniz gerekir. Hiç tahmin bile edemeyeceğiniz, burada ihtiyaç olarak görülmeyen, kullanımı artık kalkmış olan mallara orada ihtiyaç duyulabilir. Mesela artık bizim için kullanımı gerilerde kalmış olan bir inşaat yapı malzemesi olan briket Afrika'da müthiş potansiyele sahiptir. Elbette ki bu kıtanın madenler açısından zenginliği tartışılmaz; ancak bu rakamlar ülkeye göre aylık 70 kg ile 240 kg arasında değişmektedir. Gerçekleri bilelim, bu kıtanın ihtiyaçlarına, ülkelerin ve kabile insanlarının kültürüne saygı göstererek başarılı ticaret adımları atmak çok da zor değildir. Afrika'da Türk firmaları için, elektronik, dayanıklı tüketim malları, bankacılık, eczacılık, mobilya, beyaz eşya, jeneratör, yedek parça, çelik halat, kablo sektörlerinde iş olanaklarının mevcut olduğunu belirten Çuhacı, Türk firmaları için tehditler, fırsatlar, projeler ve tahsilat sorunlarının iyi analiz edilmesini istedi ve konuşmasını şöyle tamamladı: “Afrika artık açlıktan ölmüyor. Büyüyor, zenginleşiyor. Güney Afrika, Nijerya, Gana, Fas, Tunus, Mısır, Etiyopya, Cezayir, Ruanda ve Tanzanya gibi ülkelerde hem yatırım hem de ticaret imkanları bulunuyor. Özellikle Nijerya, 180 milyon nüfusuyla büyük bir potansiyel taşıyor. Bu nedenle öncelikli hedefimiz Afrika…”

26.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı’dan Davutoğlu ve Yıldırım için çifte mesaj

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı’dan Davutoğlu ve Yıldırım için çifte mesaj… Davutoğlu’na teşekkür, Yıldırım’a hayırlı olsun Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, AK Parti Genel Başkanı seçilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümetini kurmakla görevlendirilmesi beklenen Binali Yıldırım’ı kutladı. Çuhacı, bugüne kadar ki hizmetlerinden dolayı 64. Hükümetin Başbakanı olarak sorumluluk üstlenen Ahmet Davutoğlu’na da teşekkür etti. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, AK Parti olağanüstü Kongresinde tek aday olarak girdiği seçimle AK Parti Genel Başkanı seçilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümetini kurmakla görevlendirilmesi beklenen Binali Yıldırım’ın kutladı. TÜGİAD olarak Türkiye için çalışan herkese destek olduklarını ve olacaklarını söyleyen Çuhacı’nın açıklaması şöyle: “Bizler genç işadamları ve girişimciler olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasaları ile evrensel değerler çerçevesinde ülkemiz için hizmet eden tüm siyasetçilerimize teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle bugüne kadar hizmeti geçmiş herkese teşekkürlerimizi iletirken; bundan sonra ülkemize hizmet edecek olan başta Binali Yıldırım olmak üzere çalışma arkadaşlarına başarılar diliyoruz. Bizler Türkiye Ekonomisine daha yüksek katma değer üretmek için çırpınan genç işadamları olarak yeni hükümetimizden de bu konuda karşılıklı işbirliğimizi geliştirmek konusunda dileğimizi iletmek istiyoruz. Daha çok ihracat yapmak için daha çok üretmek, daha çok üretmek için daha çok istihdam ve yatırım yapmak istiyoruz. Bundan önceki tüm hükümetlerimizde olduğu gibi 65. Türkiye Cumhuriyeti hükümetine de Türkiye’nin genç girişimci ve işadamları olarak destek vereceğimizi bildirmek istiyoruz.” TÜGİAD olarak teşekkür kültürüne büyük önem verdiklerinin altını çizen Çuhacı, hem TÜGİAD hem de işadamlarının sorunları ile yakından ilgilenen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na da gösterdiği ilgi ve hizmetlerinden ötürü teşekkür etti.

23.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Türkiye Ekonomisinin risklerini dağıtmasını istedi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Türkiye Ekonomisinin risklerini dağıtmasını istedi Otomotiv ve ileri teknoloji Türkiye’nin otomotiv endüstrisinde çok başarılı adımlar attığını belirten Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin büyümedeki lokomotifi olan inşaat sektörüne ek olarak otomotiv, ileri teknoloji gibi katma değeri yüksek alanlarda yatırımlar ve AR-GE çalışmalarının önemine dikkat çekti. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin son dönemde yerli ve elektrikli araç teknolojilerinde başarılı adımlar attığını belirterek, otomotive yan sanayi ve ana sanayide yerlileşme oranının yükselmesi gerektiğini açıkladı. Türkiye’nin büyümesinde inşaat sektörünün lokomotif olduğuna dikkat çeken Çuhacı, hem risklerin dağıtılması hem de geleceğe dönük yatırım yapılması açısından ileri teknoloji alanlarına ve elektrikli otomotive yatırım yapılmasının önemli olduğunu belirtti. 2012 yılında Türkiye’de üretilen bir otomobilin üretiminde kullanılan tüm ithal ara ve yatırım malları da dikkate alınarak yapılan araştırmada yerlilik oranının yüzde 44 olduğunu söyleyen Çuhacı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre 2016 yılında bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirterek şunları söyledi: “Bugün küresel ekonomide herhangi bir Japon ya da Amerikan otomobilinde ya da cep telefonunda yüzde yüz yerli üretimden söz etmemiz olanaksız. Küreselleşme, üretimdeki girdilerin hangi ülkeden geldiğini dikkate alır, ancak asıl olan marka değerinden kaynaklanan katma değerin hangi ülkeye gittiğidir. Bugün bir Alman otomobilinin üretiminde kullanılan yan sanayi ürünlerinin bir kısmı ülkemizden gitmektedir. Ancak o otomobil neticede Alman otomobilidir. Türkiye de bu anlamda geleceğe dönük bir yol haritası çıkartmalıdır. ” Otomotiv yeterince yerlileştirilemedi Otomotiv sektöründe 2015 yılının Ocak-Kasım döneminde 17,46 milyar dolarlık bir ihracata karşılık 17,54 milyar Dolar ithalat (*) yapıldığını belirten Çuhacı, bu verilerin sektörün yeterince yerlileştirilemediğini gösterdiğinin altını çizdi. Otomotiv sektörü gibi alanların Türkiye ekonomisine katkısının ileriki yıllarda artmasının daha çok AR-GE yatırımı yapmak olduğunun altını çizen Çuhacı mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Yıllar bazında irdelediğimizde otomotiv sektöründe ihracat ve ithalat rakamlarının birbirine çok yakın seyrettiğini görüyoruz. Bu farkı yerli sanayi lehine açmamız gerekiyor. Otomotiv ve daha genelde makine sektörlerinin yerlileştirilebilmesi için 2016 yılı ve sonrası için en önemli gereksinim, yerli ve yabancı yatırımcıları cezbedecek bir yatırım teşvik sistemidir. Mevcut yatırım teşvik sistemi, (orta ileri teknoloji sektörlerinde) yatırımcıları çekme noktasında yetersiz kalmaktadır. İçinde makine, motorlu kara taşıtı, demiryolu ve lokomotif taşıtları, ana kimyasal madde, gübre, plastik kauçuk sektörlerinin yer aldığı orta yüksek sektörlerine yönelik farklı bir mekanizma tasarlanması gerekmektedir.” Yüksek katma değer üretilmesinin önemine vurgu yapan Çuhacı, hükümetin 2015 yılında yüksek teknolojili yatırımları “öncelikli yatırım” olarak değerlendirmesini bu yolda memnuniyet verici bir adım olarak değerlendirdi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın çabasını da memnuniyet verici olarak değerlendiren Çuhacı, her nerede yapılırsa yapılsın bu tarz yatırımların 5. Bölge desteği aldığına dikkat çekti. Çuhacı, “ TÜGİAD olarak önerimiz, benzer bir düzenleme ile orta-yüksek teknoloji grubundaki yatırımların (öncelikli yatırım) kapsamına alınması, yüksek teknoloji grubuna ise daha yüksek oranda destek uygulanmasıdır.” diyerek beklentilerini dile getirdi. Türkiye’nin geleceğin teknolojilerine dönük olarak hayal kurmasının önemine dikkat çeken Çuhacı, “Yıllardır üniversitelerimiz güneş enerjisiyle çalışan otomobil prototipleri yapıyor. İyi de dünya bugün sürücüsüz otomobil hayali kuruyor. “ diyerek, ancak bu şekilde Türkiye’yi teknoloji anlamda ileriye taşıyacak teknoloji odaklı yabancı yatırımları ülkemize çekecek ve yerli üreticilerin iştahının kabartacak bir modele geçilebileceğini anlattı. Türkiye’de AR-GE lüks Türkiye’de AR-GE faaliyetlerinin halen büyük firmalar tarafından gerçekleştirilen bir çalışma olduğuna dikkat çeken Çuhacı, “2014 yılı itibari ile imalatçı KOBİ’lerin AR-GE harcamalarından aldığı pay yalnızca %14’tür. Yani AR-GE KOBİ’ler için bir lükstür. Türkiye olarak orta-ileri teknoloji grubunda büyük firmaları Türkiye’ye çekebildiğimiz ve Türkiye’de AR-GE’yi KOBİ’lere yayabildiğimiz ölçüde istenilen noktaya ulaşabileceğiz. “ dedi. Türkiye’de imalat sanayinin her 1000 TL’lik satışına karşılık yalnızca 2,3 TL Ar-Ge harcaması yapıldığına dikkat çeken Çuhacı, “Bu rakam oldukça düşündürücüdür. Buna karşılık İmalat sanayinde her 500.000 TL’lik Ar-Ge harcaması neticesinde bir patent/faydalı model ortaya çıkmaktadır. Türkiye; büyük montanlı yatırım çekebildiği ölçüde Ar-Ge sorunu da çözülecektir.” diye konuştu. NOT: (*)OSD raporundaki TÜİK verileri kullanılmıştır. http://www.osd.org.tr/sites/1/upload/files/2016-01_OSD_Dis_Ticaret_Raporu-103.pdf

13.05.2016

Az Problem, Çok Ticaret İstiyoruz

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı: “İran bir fırsat gibi görünürken tehdit olabilir” Az Problem, Çok Ticaret İstiyoruz Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Çuhacı ambargonun kalkmasıyla İran ile gelişecek ticari süreci değerlendirerek, fırsatları ve tehditleri masaya yatırdı. “Bu sefer pastanın büyük dilimini biz alalım” diyen Çuhacı, İran ile başlayan yeni sürecin iyi yönetilmemesi halinde fırsat değil tehdit olacağını belirtti. İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler’in daimi üyesi beş ülke ve Almanya arasında yapılan müzakerelerin sonuç vermesiyle, İran üzerindeki ambargolar kalktığını anımsatan Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı Avrupa Birliği’nin İran petrolünü alması üzerindeki engelin ve İran’ın ticaret ve bankacılık sektörlerine getirilen sınırlamaların kalktığına dikkat çekti. Sürecin Türkiye tarafından iyi yönetilmesini isteyen Çuhacı “İran bizim için bir fırsat olduğu kadar tehdit de olabilir” dedi. Rahmi Çuhacı: “Bu sefer pastanın büyük dilimini biz alalım” İran’ın sadece Türkiye için değil tüm dünya ülkeleri için önemli bir ticaret ortağın olduğunu belirten Çuhacı, 2010 yılında Tebriz İrtibat Ofisini açan TÜGİAD üyelerinin ambargolar sebebiyle ticaret yapmakta çok zorlandıkları ve bu sebeple temsilciliğin pasif kaldığını anımsattı. Ambargoların kalkması ile engellerin de kalktığını belirten Çuhacı, “İran’da temsilciliğimizi yeniden canlandırmak için çalışmalara başladık” dedi. TÜGİAD’ın İran temsilciliği, Türkiye ve İran arasındaki ticari ilişkileri, Türk işadamlarının İran’daki yatırımları ve potansiyel işbirliği alanları gibi konuları değerlendirecek. Çevre ülkelerde yaşanan sıkıntılı döneme dikkat çeken ve Türk İşadamlarının Türkiye ve İran arasındaki ticarette önemli roller üstlenmesini öngören bir aksiyon planı üzerinde çalıştıklarını belirten TÜGİAD Başkanı Çuhacı: “Türkiye, bölgedeki gücünü iyi yönetmeli ve komşu ülkeler arasındaki ticarete de yön vermelidir. Bu sefer pastanın büyük dilimini biz alalım” dedi. Başkan Rahmi Çuhacı : “İran’da Girişimcilik Kültürünü Aşılayacağız” TÜGİAD’ın sivil toplum örgütlenmesi konusunda sahip olduğu tecrübeden faydalanarak, bölgede yerleşik genç işadamları ve üst yöneticileri içine alacak bir Genç Girişimciler Derneği kurulması için ön çalışmaların başladığını ifade eden Çuhacı “İran ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin pekiştirilmesi adına sosyal bir görev de üstlenmeye hazırız. İran’da girişimcilik kültürünü aşılayacağız.” dedi. TÜGİAD: İran ile “Az Problem, Çok Ticaret” istiyoruz. Türkiye’nin İran’a ihracatının 2015’te 3.7 milyar dolar, ithalatının ise 6 milyar dolar olduğunu ifade eden Çuhacı hedefin 2017 yılına kadar dış ticaret hacminin 30 milyar dolara çıkarılması olduğunu söyledi. “Bu bölgede yaşayan işadamları ve resmi temsilcilerin ortak vizyonu Türkiye ile karşılıklı dostluk ve işbirliği. Bu mesaj çok net. Bize düşen görev bu bölgede hak ettiğimiz şekilde lider olmaktır” diyen Başkan Çuhacı, İran ile “az problem, çok ticaret” stratejisinin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Başkan Rahmi Çuhacı: “Süreç iyi yönetilmezse İran Bir Tehdit Olabilir” İran’ın günlük petrol üretiminin ortalama 300 bin varil artması durumunda petrol fiyatlarının daha da düşmesinin ve İran’ın küresel mali sistemin içinde yeniden yer almasının etkilerini değerlendiren Çuhacı; ambargoların kalkmasıyla ortalama yüzde 5 büyüme sağlaması durumunda İran’ın güçlü bir aktör durumuna geleceğini söyledi. TÜGİAD Başkanı Çuhacı “Güçlenen İran’ın gerek çevre ülkelerle gerekse de Avrupa ülkeleri ile ticari ilişkilerini sağlamlaştırmaya çalışması coğrafyada bir İran-Türkiye rekabetine neden olabilir. Böylesi bir durumda Avrupa’ya ciddi ihracat yapan Türkiye’nin yerini bazı pazarlarda İran’ın alması ihtimaller arasındadır. Dolayısıyla bu süreç iyi yönetilmelidir. Aksi takdirde İran bir fırsattan ziyade bizim için bir tehdit olabilir” dedi.

10.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı AB’nin vize konusundaki tavsiye kararını yorumladı

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı AB’nin vize konusundaki tavsiye kararını yorumladı Türklere vizenin kalkması iki tarafın da yararına TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılmasının Avrupa Birliği ülkelerinin yararına olacağının altını çizerek; “Gümrük Birliği anlaşmasından sonra mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı gerçekleşirken, bu mal ve hizmetleri üretenlerin ve alıp-satanların serbest dolaşımının engellenmesi kabul edilemez” dedi. Serbest dolaşımın karşılıklı menfaat ve anlaşmalar çerçevesinde sağlanmasını beklediklerini vurgulayan Çuhacı, genç girişimciler ve işadamları olarak vize uygulamasından etkilendiklerini ancak asıl AB ülkelerinin zarar gördüğünü söyledi. Avrupa Komisyonu’nun Türk vatandaşlarına vize muafiyeti konusundaki tavsiye kararını değerlendiren Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uygulanan vizenin kaldırılmasının bir yandan adaletin gereği öte yandan da Türkiye ve AB’nin menfaati gereği olduğunu belirtti. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ağır ama olumlu gelişmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Çuhacı şunları söyledi: “Avrupa Komisyonunun tavsiye kararını çok olumlu değerlendiriyoruz. Bunun kimseyi rehavete sokmaması lazım. Neticede bu bir tavsiye kararı ve hem Türkiye hem de Avrupa Birliği’nin hali hazırda atması gereken adımlar var. Bugün bu serbest dolaşım hakkının Türk vatandaşlarından çok AB vatandaşlarının yararına olduğunu görüyoruz. Özellikle Yunanistan başta olmak üzere serbest dolaşımın gerçekleşmesi halinde AB ekonomisi önemli bir canlanma yaşama şansına sahip. Açıkçası Türkiye serbest dolaşımdan dolayı bazı olumsuz durumları da yaşayabilir-ki turizm sektörü bunların başında geliyor. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının serbest dolaşım hakkının teslim edilmesi anlamında atılan bu olumlu adımı destekliyoruz.” TÜGİAD Başkanı Çuhacı, "Biz İstanbul'daki G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvemizde G20 muhataplarımızla beraber vizesiz dolaşım için deklarasyon imzaladık. Yine son Arjantin toplantımız akabinde bu konuyu her platformda dile getirdik. TÜGİAD'ın yıllar öncesindeki Vizesiz Avrupa çalışmasından beri dile getirdiği vize engelinin aşılması iş dünyası için büyük önem taşıyor" dedi.

10.05.2016

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı emekçilere seslendi

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı emekçilere seslendi: Türkiye’yi Dünyanın en güçlü ilk 20 ekonomi arasına sokan emekçilerin bayramını kutluyoruz TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, ürettiği değerlerle Türkiye Ekonomisini dünyadaki en büyük 20 ekonomi arasına sokan emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlarken yaptığı açıklamada birlik mesajı verdi. Türkiye Ekonomisinin bir bütün olarak daha iyiyi hedeflemesi halinde bütün zorlukların üstesinden geleceğini söyleyen Çuhacı; genç işadamları ve girişimciler olarak bu hedefe destek verdiklerini açıkladı. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) başkanı Rahmi Çuhacı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı. Türkiye’nin tüm kesimleriyle bir bütün olduğuna dikkat çeken Çuhacı, dünyadaki ilk 20 büyük ve güçlü ekonomi arasına girmeyi başaran Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğini sürdürmesi halinde bütün zorlukların üstesinden geleceğini belirtti ve şu açıklamayı yaptı: “Emekleriyle ve alın terleriyle Türkiye ekonomisinin gelişmesine ve kalkınmasına büyük katkı sağlayan değerli işçi, memur ve tüm çalışanlarımızın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum. Emeğe ve çalışan haklarına saygının ve sosyal diyaloğun gelişmesi, demokratik kültürümüzün de gelişmesine katkı sağlayacağı düşüncesinden yola çıkarak Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) olarak bizler sadece iş dünyasının değil çalışan kesimin de sorunlarına duyarlı olduk ve çözüm üretmeye çalıştık. Devlet, işçi ve işveren arasında geliştirilecek sağlıklı diyaloğun, istihdamın gelişmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kayıtdışı ile mücadelede ülke ekonomimizi güçlendireceği aşikardır… Türkiye’miz, başta emekçiler olmak üzere ekonomideki tüm unsurlarının katkısıyla dünyadaki en güçlü ilk 20 ekonomi arasına girmiştir. Türkiye’yi bu noktaya getiren emeğin sahiplerine buradan teşekkür ediyorum. Emekçilerimizin sağduyusuyla bugün yaşadığımız güçlüklerin ve engellerin de üstesinden gelerek daha iyi noktalara çıkmayı hedefliyoruz. Türkiye Ekonomisi bir bütün olarak daha iyiyi hedeflediği ölçüde bunları başarabilecektir. Biz genç girişimci ve işadamları olarak bu hedefe destek veriyoruz. Emekçilerimizle birlikte ve dayanışma içinde çalışan tüm TÜGİAD üyeleri adına tüm çalışanların ve emekçi vatandaşlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor, 1 Mayıs’ın birlik ve beraberliğimizi pekiştirmesini, anlamına yakışır bir şekilde kardeşlik ve barış içinde geçmesini temenni ediyorum.”

29.04.2016

Gül Akyürek Balta

TÜGİAD Çukurova Şube Başkanı Sn. Gül Akyürek Balta'nın Türkiye'nin ilk kadın organize sanayi bölgesi başkanı olduğu Mersin Tarsus Tarımsal Ürün İşleme Organize Sanayi Bölgesi'nin Temel Atma Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sn. Mustafa Varank'ın katılımıyla gerçekleşmiştir.

Ersin Yazıcı

TÜGİAD Bursa Şube Denetleme Kurulu Üyesi Ersin Yazıcı, Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Seda Yekeler

TÜGİAD Ankara Üyesi Seda Yekeler, Broca Stimulating Learning System (BSLS) yabancı dil edindirme metodu ve Türkiye’nin tek yabancı dil vakfı olan SEYEV’in filantropi çalışmaları nedeniyle “TOP 100 LEADERS IN EDUCATION” ödülünü almıştır. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Ali Güral

TÜGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Ali Güral’ın, Yönetim Kurulu Üyesi olduğu Güral Şirketler Grubu’na ait olan Güral Premier Otelleri, Finlandiya’da düzenlenen World Luxury Hotel Awards’ta iki ödül aldı. Güral Premier Tekirova oteli ‘’Avrupa’nın En İyi Her Şey Dahil En Lüks Aile Oteli’’ ödülünü alırken, Güral Premier Belek oteli ‘’Türkiye’nin En İyi Kıyı Oteli’’ ödülünü kazandı. Üyemizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz

Nur Gül Arslan

TÜGİAD Bursa Üyesi Sayın Nur Gül Arslan, TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanlığı’na seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Yılmaz Doğan

TÜGİAD Ankara Üyesi Sayın Yılmaz Doğan kurucu ortağı olduğu Qzens Furniture & Design için tasarladığı ürünlerle, 100’den fazla ülkeden 18,450 tasarım başvurusunun yarıştığı, 250 uluslararası tasarımcı ve akademisyenin jüri olarak 110 ayrı kategoride değerlendirme yaptığı, dünyanın en büyük jürisine sahip tasarım yarışması “A DESIGN AWARD”dan; 3 Silver (ikincilik) ve 1 Iron (dördüncülük) ödülü kazanarak ülkemizi başarı ile temsil etmiştir. Üyemizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Hüseyin Köksal Çınar & Furkan Yücel Çınar

TÜGİAD Denetleme Kurulu Üyesi Sayın Hüseyin Köksal Çınar ve TÜGİAD Ankara Üyesi Sayın Furkan Yücel Çınar’ın Grup Firmaları HC Tek Savunma LTD. ŞTİ. ‘nin ürettiği otomatik namlu temizleme cihazı ‘ÇINGI’ için Savunma Sanayi Başkanlığı’nın İştiraki olan SSTEK A.Ş. ile Tedarik Anlaşması imzalanmıştır. Üyelerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

S. Emre Gencer

TÜGİAD Bursa Üyesi Sayın Emre Gencer, 20 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen Makine İmalatçıları Birliği Olağan Genel Kurulu’nda 17. Dönem Başkanı seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Nilüfer Çevikel

TÜGİAD Başkan Yardımcısı Sayın Nilüfer Çevikel, 13 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen DOSABSİAD Olağan Genel Kurulu’nda 17. Dönem Başkanı seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Özgür Erdem İncesu

TÜGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Özgür Erdem İncesu, 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonucunda Çankaya Belediyesi Meclis 1. Başkan Vekili seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Barış Gül

TÜGİAD Denetleme Kurulu Üyesi Sayın Barış Gül, 16 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) Güney Marmara Şubesi Olağan Genel Kurulu sonucunda tekrar Başkan seçilmiştir. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Sıdıka Baysal

TÜGİAD Merkez Üyemiz Sayın Sıdıka Baysal, 2019 Ocak ayı itibarıyla Uluslararası Barolar Birliği Avrupa Bölgesi Forumu’nun ilk Türk Eş-Başkanı olarak atanmıştır. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.