TÜGİAD Başkanından SÜPER KOBİ formülü

Ekonominin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için reel sektör desteklenmeli

TÜGİAD Başkanından SÜPER KOBİ formülü

Türkiye ekonomisi için 2013'ü talihsiz bir yıl olarak değerlendiren TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen, mevcut koşullar altında 2014 için de 'ihtiyatlı bir iyimserlik' içinde olmak istediklerini belirtti. Ekonominin siyasetten bağımsızlaşmasının önemine değinen Yücelen, para politikalarının geçici çözüm üretebildiğini ancak reel sektörü güçlendirirsek ekonominin bağışıklık sisteminin de güçleneceğini belirtti. Son dönemde, para politikaları başta olmak üzere sürekli makro söylemlerin tartışıldığını söyleyen Yücelen, mikro ekonomi tartışılmadığı sürece çözüm bulunamayacağını da ifade etti.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yücelen, Türkiye ve dünya ekonomilerinde 2013 yılında yaşanan gelişmeleri değerlendirerek 2014 yılına ilişkin beklentilerini anlattı. 2014 yılının mevcut küresel koşullar altında sıkıntılı bir dönem olabileceğini söyleyen Yücelen; etkili önlemlerin zaman yitirmeden alınmasının önemine değinerek ihracat niteliğinin arttırılması için Süper Kobi yaklaşımının tartışılmasını istedi.

2013 yılının, başta ABD ve Avrupa olmak üzere krizin yaralarının sarılma yılı olduğunun altını çizen Yücelen, "Bütün yaşananlara rağmen 2013 yılı için kötü bir yıldı diyemeyiz. Ancak ne yazık ki bütün bir yılı iyi idare edip, yılın sonunda yaşadıklarımız kötü fotoğraf vermemize neden oldu" diye konuştu ve sözlerine şöyle devam etti:

" Bütün sene büyük bir özenle hazırlanıp okula gelen bir öğrencinin mezuniyet fotoğrafı çekilmeden dayak yemesi gibi bir durum yaşadıklarımız. Herkes maalesef ülkemizi sene sonu performansımızla değerlendirecek."

Basın toplantısının 24 Ocak günü yapılmasından dolayı 24 Ocak kararlarına imza atan ve Türkiye'nin yapısal dönüşümünde önemli bir rol oynayan merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı da andı. 24 Ocak kararlarının alındığı tarihten bu yana tartışıldığını belirten Yücelen; "Amacımız geçmişi konuşup, tartışmak ve bu kararların yorumunu yapmak değil. Rahmetli Özal bu kararlar sayesinde yapısal bir dönüşümün önünü açtı. Bugün artık Türkiye Ekonomisinde 24 Ocak gibi devrim niteliğinde olmasa da yeni yaklaşımlara ihtiyacımız olduğu açıktır. Hükümetimizin de konuya hassasiyetini göz önünde bulundurarak, genç işadamları olarak bir çalışma yaptık ve uygulanması kolay bir çözüm ortaya koyduk. Bu çözümün güzel yanı, toplumun hiçbir kesiminin bir bedel ödemek zorunda kalmayacak olması " diye konuştu.

2013 yılı için, "Muhteşem bir yıl değildi; felaket yılı da değildi... Aslında bazı adımların atılması için fırsat yılıydı, olmadı" diyen Ali Yücelen 2014 yılı için; "Olacakları biliyoruz. FED tahvil alımını daha da azaltacak. Bunun ekonomimize can veren yabancı yatırımlar için ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz." dedi ve bu aşamada cari açığın iyi yönetilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"İşte tam da burada artık bizim yapacağımız ihracatı daha değerli hale getirmemiz lazım. Bunun için inovasyona, katma değeri yüksek ürünleri üreten firmalara ihtiyacımız var. Herkes inovasyon diyor, patent diyor, Ar-Ge diyor, tasarım diyor; ama bu kavramların önünü açacak yolu göstermiyor. Somut bir çözüm ortaya koymuyor. Bütün KOBİ'ler imalatçı değil veya yüksek katma değerli değil. KOBİ'leri destekleyelim tamam ama burada bütün KOBİ'leri birbirinin aynı kabul etmeyelim diyoruz... Artık KOBİ kavramı yeterli gelmiyor. Yeni bir tanım ve sisteme ihtiyaç var. Bugün Türkiye'de 2 milyon 600 bin KOBİ var... Bunların 142 bin 485 tanesi imalatçı, 25 bin 860 tanesi ihracat yapan imalatçı... 2 milyon 600 bin KOBİ'den sadece ama sadece 3 bin 800 tanesi inovatif ihracat yapan imalatçı KOBİ... Öncelikle bu nitelikteki KOBİ'lerin diğerlerine göre ayrıştırılması ve SÜPER KOBİ olarak desteklenmesi gerekiyor. İhracat potansiyeli olan imalatçı KOBİ'lerin de bu Süper KOBİ sınıfına girebilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Bizim cari açığı azaltmak değil mümkün mertebe sabit tutup ihracat kg değerimizi yükseltmemiz lazım... O zaman cari açık göreli olarak zaten etkisini yitirecektir."

Süper KOBİ tanımına giren firmaların yüzde 44'ünün İstanbul'da faaliyet gösterdiğini belirten Yücelen, Bursa, İzmir ve Ankara'daki Süper KOBİ'lerle bu oranın yüzde 70'e ulaştığını; yüzde 30'un ise 77 ile dağıldığını söyledi. Süper KOBİ kavramıyla şu andaki üretimin dağılımına kıyasla, daha geniş bir tabana yayılan söz konusu işletmelerin gelir dağılımında adalet ve hakça paylaşım açısından da çok olumlu yansımalarının olacağını öngördüklerini ifade etti. Konu ile ilgili Ekonomi Bakanı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile görüşmelerinin olacağını söyleyen Yücelen; "Her iki Bakanımızın ve hükümetimizin de, bu vizyonu paylaşacaklarına inanıyorum. " dedi

Halen ihracat yapan 25 bin 860 imalatçı KOBİ'nin 1 Kg ihracat değerinin 1,5 USD olduğunu belirten Yücelen, inovatif İhracat yapan 3 bin 800 imalatçı KOBİ'nin 1 Kg ihracat değerinin ise 3,9 USD olduğuna dikkat çekerek; Süper KOBİ'lere verilecek her desteğin misliyle Türkiye Ekonomisine ve toplumuna fazlasıyla geri döneceğini belirtti.


İlgili Görseller