TÜGİAD Cumhurbaşkanı'na görüşlerini iletti.

TÜGİAD Cumhurbaşkanı'na görüşlerini iletti

İstanbul'da başlayıp Türkiye geneline yayılan olaylar ile ilgili olarak liderlerle görüşen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilk kabul ettiği sivil toplum kuruluşu TÜGİAD oldu. TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen, Sayın Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Çankaya Köşkü'ne çıktı. Yücelen yaşananların anayasal haklara saygı çerçevesinden çıkmadığı sürece demokrasinin gelişimine katkı sağlayacağını; bir kriz olarak değil fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kısa süre içinde hem Türkiye hem de dünyanın gündeminde önemli bir madde haline gelen olaylar ile ilgili olarak siyasi liderlerle görüşürken; ilk sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye Genç İşadamları Derneği yönetim kurulu ile bir araya geldi.

TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen ve yönetim kurulu üyeleri, Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile Türkiye'nin ve Türk halkının yararları doğrultusunda değerlendirmelerde bulundu. Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, olaylarla ilgili değerlendirmelerini paylaştı ve Türkiye'nin genç işadamlarının görüş ve önerilerini dinledi.

TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen ziyaret sırasında, "Her görüşün, inancın ve kimliğin temsil edildiği bir kuruluş olarak TÜGİAD, ülkemizde teşekkür kültürünün gelişmesine çok önem vermektedir. Bugün de yaşanan olaylarda Sayın Cumhurbaşkanımıza, hakkaniyeti, sabrı ve karşılıklı hoşgörüyü tavsiye ettikleri ve bu konuda bütün toplumu kucaklamak adına adım attıkları için Türk genç işadamlarını temsilen teşekkür etmek için bir ziyaret gerçekleştirdik." dedi. Türkiye ekonomisinin önemli bir gelişme trendinde olduğunun belirten Yücelen yaşananları bir kriz ve felaket olarak değil bir fırsat olarak görmek gerektiğinin altını çizdi.. Sürecin iyi okunması gerektiğini, yaşananlardan herkesin alması gereken mesajlar olduğuna dikkat çeken Yücelen görüşmeyi değerlendirirken şunları söyledi:

"Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, yaşanan olayları değerlendirerek gerilimi düşürmeye dönük adımları atmıştır; kendisine bu nedenle minnettarlığımızı ilettik. Bu ülke hepimizin. Nitekim kendileriyle yaptığımız görüşmede, bu kadar büyük bir kitlenin tepkisinin sadece bir kişiye ya da partiye olmadığını; kesimlerin bu hareketin vücut dilini iyi okuması gerektiğini belirttik. Türkiye gelişiyor ve değişiyor. Yaşananlar bunun sonucudur ve değişime ayak uydurabildiğimiz sürece Türkiye daha iyiye doğru daha da hızla yol alacaktır.

Zaman zaman herkesi üzen olaylar izlememize rağmen çok güzel anlar yaşanmıştır. Biz kutuplaşmadan şikayet ederken; aslında doğal bir toplumsal mutabakat ortamı oluşmuştur. Birbiri ile kavgalı olan taraftarlar bile yardımlaşmıştır. Bunları iyi okumamız gerekiyor.

Farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğunu unutmamalıyız. Gerçekten çok geniş kitlelerin katıldığı eylemlerde provokatif girişimler için de koşullar vardı; ancak memnuniyetle halkın, bu tarz grupları dışladığını; onlardan uzaklaştığını gördük. Tüm dünya Türk halkının bu güçlü ama olgun duruşunu hayranlıkla izliyor. Bizlere düşen halkın bu güçlü, olgun ve onurlu duruşunu taçlandırmamızdır. Her ne olursa olsun; halkı dinleyebilmeliyiz."