Büyüme rakamlarını değerlendiren TÜGİAD Başkanı Dr. Ali Yücelen’den sürdürülebilir büyümenin formülü: Sanayi, ihracat ve girişimcilik…

BASIN BÜLTENİ                                          29 Mart 2018

Büyüme rakamlarını değerlendiren TÜGİAD Başkanı Dr. Ali Yücelen’den sürdürülebilir büyümenin formülü:

Sanayi, ihracat ve girişimcilik …

TÜGİAD Başkanı Dr. Ali Yücelen, kredi değerlendirme kuruluşlarının verilerine ve Türkiye’ye karşı sürdürülen negatif propagandaya rağmen Türkiye ekonomisinin Çin’in üzerinde bir performansla 7,4’lük büyümesini sevindirici olarak niteledi. Sanayinin, inşaatın da üzerinde olan, yüzde 9,2’lik performansının sevindirici olduğunun altını çizen Yücelen, Türkiye’nin büyümesinin ve kalkınmasının sanayi, ihracat ve girişimcilik sayesinde sürdürülebilir olacağını söyledi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Dr. Ali Yücelen, 2017 yılının son çeyreğindeki yüzde 7,3’lük ve yılın bütünündeki 7.4’lük büyümeyi değerlendirirken, Türkiye Ekonomisinin uluslararası kredi kuruluşlarına en net yanıtı verdiğini söyledi. Küresel dalgalanmalara ve finansal piyasalardaki oynaklıklara rağmen reel sektörün ve imalat sanayinin 2017 yılını önemli bir performansla kapattığını belirten Yücelen, Türkiye’ye karşı sürdürülen negatif propagandaya karşın Çin’in de üzerinde gerçekleşen büyümede sanayinin payının yüksek olmasının umut verici olduğunu belirtti. 2017 büyüme rakamlarını analiz eden Yücelen sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye sanayisinin %9,2 gibi muhteşem bir oranda büyümesi ve bu şekilde inşaat ekonomisine döndüğünü söylediğimiz Türkiye’de inşaatın performansını geride bırakması sevindiricidir. Bu performansı ile Türkiye Çin’in büyüme rakamını geçmiştir. Büyümenin dinamikleri incelendiğinde, iç tüketimde bir hızlanma görünürken devlet harcamalarında keskin bir düşüş görünmektedir. Sermaye yatırımlarında bir toparlanma göze çarpmaktadır. İhracatta 5 yıl aradan sonra büyüme çift haneye ulaşmıştır. Her ne kadar ithalatta da %10’luk bir artış meydana gelse de net dış ticaretin büyümeye katkısı pozitif olmuştur.”

Büyüme rakamlarından dolayı kimsenin rehavete kapılmamasını isteyen Yücelen “Söz konusu büyüme rakamları, hiç kuşkusuz sorunlarımız olmadığı, her şeyin çok iyi gittiği anlamına gelmiyor. Bu nedenle bizebu başarıyı getiren disiplinden de kopmayalım. Türkiye’nin mevcut durumda önemli bir sorunu da enflasyondur. Halen çift haneli rakamda tutunan enflasyonu dikkate almak zorundayız. Kurdaki yükseliş hiç kuşkusuz enflasyonla mücadelede karşımıza çıkan en önemli engel durumdadır. Sıkıntımız olan maliyet enflasyonuyla mücadele farklı yöntemleri gerektirmektedir. Ticaret sektöründe enflasyonist süreç ile birlikte daralan kar marjları, özellikle mikro işletmelerin kan kaybına yol açmaktadır. Ekonomik başarılarımızın tam olması için enflasyonda hedeflediğimiz noktadan da mümkün mertebe uzaklaşmamamız gerekiyor.” dedi.

Türkiye’nin büyüme performansının devam etmesi ve sürdürülebilir olması açısından en önemli unsurun ileri teknoloji olduğunu belirten Yücelen, “İster üretim isterse ihracat olarak ele alınsın ileri teknolojinin payı bugüne kadar Türkiye ekonomisi genelinde %3’ün üzerine çıkamamıştır. Teknolojide sıçrama sağlamak için teknoloji startup’larının kurulması kadar bu startup’ların büyümesi de önemlidir. Dünya’nın en değerli 15 firmasının yer aldığı listede yalnızca 1 banka yer alırken, bizde ilk 10’da 7 banka bulunmaktadır. Türkiye’de bankalar ile yarışacak teknoloji firmaları ortaya çıktığı noktada gerçek büyüme eksenini yakalamışız olacağız.” dedi.

Yücelen, “Bilindiği üzere 2018 yılında Türkiye ekonomisinin 2017’deki kadar büyüyemeyeceği uluslararası kuruluşlar tarafından öngörülmektedir. 2017’de KGF sayesinde piyasada yaşanan rahatlama ile Türkiye ekonomisi soluk alırken bu sene aynı uygulamanın kısıtlı bir şekilde sürdürüleceği görülmektedir. “ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

 “Ekonominin çarklarının rahat dönmesi için 2018 senesinde ve sonrasında, Kredi Garanti Fonu uygulamasının kalıcı hale getirilmesi; sanayicinin ve ticaret erbabının faaliyetlerini kolaylaştıracak ve nitelikli finansmana erişimi sağlayacak bir modelin sürekli hale getirilmesi gerekmektedir. Biz genç işadamları olarak Türkiye için çalışmaya ve küresel pazara yönelik yenilikçi projeler hazırlamaya devam edeceğiz.” diye konuştu.