TÜGİAD’ın geleneksel iftar daveti “Dinler arası diyalog” tadında geçti.

TÜGİAD’ın geleneksel iftar daveti “Dinler arası diyalog” tadında geçti.

Farklılıklarımız en büyük zenginliğimiz

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, tüm dinlerin iyilik emrettiğini söyleyerek her dinin kendisinden farklı olana saygılı olmasının dünyayı çok daha yaşanılır bir hale getireceğini belirtti. TÜGİAD tarafından her sene düzenlenen geleneksel iftar yemeğine bu sene İstanbul'daki diğer dini liderlerin katılmasının kendilerine gurur ve umut verdiğini söyleyen Çuhacı, binlerce yıl boyunca bu topraklarda farklı kavimlerin ve inançların bir arada yaşadığına dikkat çekerek "Bizi güçlü kılan bu farklılıkları işbirliği içinde yaşamış olmamız. Geçmişte böyle oldu ve gelecekte de böyle olacak. Bizim çocuklarımız bu ülkede yan yana, aynı okullara gidiyor; yine bizler bu ülkede hep beraber, omuz omuza çalışıyoruz" dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği’nin geleneksel iftar programına farklı inanç gruplarının temsilcileri katıldı. Fener Rum Patriği Barthalomeos’a vekaleten Peder Benjamin, Beyoğlu Süryani Kadim Meryemana Kilisesi Vakfı Başkan Yardımcısı Kenan Gürdal, Türkiye Ermenileri Patrikliği Piskoposu Sahak Maşalıyan ve Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Horepiskopos Yusuf Sağ’ın katıldığı iftar davetinde dinlerin kardeşliği öne çıktı.

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, genç işadamları olarak her zaman yapıcı düşündüklerini söyleyerek "Önemli olan nasıl yaparız? Nasıl engelleriz diye düşünemeyiz! Bu ülke için, insanlık için birileri bir şeyler yapıyorsa bize düşen din, dil, milliyet ya da cinsiyet ayırmadan onlarla beraber olmaktır." diye konuştu.

Her kim tarafından ve sözde hangi kutsal amaç için yapıldığı iddia edilirse edilsin şiddeti kesinlikle reddettiklerini söyleyen Çuhacı, sözlerine şöyle devam etti:
"Bizi güçlü kılan bu farklılıkları işbirliği içinde yaşamış olmamız. Geçmişte böyle oldu ve gelecekte de böyle olacak. Bizim çocuklarımız bu ülkede yan yana, aynı okullara gidiyor; yine bizler bu ülkede hep beraber, omuz omuza çalışıyoruz. Katoliği, Müslümanı, Musevisi, Ortodoksu, Budisti, Protestanı hep birlikte yan yana olmadan başarmak mümkün değil. Dünyanın birçok yerinde gerçekleşen terör saldırılarından, bunu ne yazık ki yaşayarak öğrendik! Terör hiç bir şey ayırt etmeden saldırıyor. Bugün teröre destek verenler yarın terörün acısını yaşayacaklar."

İş dünyasının temsilcileri olarak birlikten güç doğacağına ve ancak bir arada olunursa bu nefretin önüne geçeceğine inandığını söyleyen Rahmi Çuhacı; birbirinden farklı etnik ve dini kökenli insanlardan oluşan İstanbul için "dinler arası diyaloğun merkezi" benzetmesini doğruladı. Çuhacı sözlerine şöyle devam etti:

"Tarihi yarımada dediğimiz bölge ve çevresine şöyle bir baktığımızda tarihi ibadethaneleri görüyoruz. Çevredeki mebzul Ortodoks ya da Katolik kiliselere, ayazmalara, Ermenisi, Rumu, Yunanı, Bulgarı, Rusu, İtalyanı akın ediyor. Az ötelerden camii kebirlere, yatırlara, türbelere koşan yüzlerce, binlerce Müslüman görülüyor. Bu çeşitlilik bizim en büyük bir zenginliklerimizden...”

İftarda bir konuşma yapan Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Horepiskopos Yusuf Sağ; “Hep dinden bahsediyoruz. Din nedir, din derken neyi kastediyoruz, herkes Allah’ı kendi vicdanında aramalı.” dedi. Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Horepiskopos dünya insanlığı, barışı ve kardeşliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Dünyada 485 milyon insan açlık sınırında. Çoğu çocuk 4.5 milyon insan ise her sene açlıktan ölüyor. Geçtiğimiz yıl 1 trilyon 285 milyar Dolar silaha yatırım yapılmış. Oysa her dinde insanı katletme diyor Allah. O zaman bu savaşı çıkaranlar kimler! Hangimiz dilimizi, dinimizi, ırkımızı seçerek dünyaya gelmişiz? İncil’de bir ayette der ki ‘yargılamayın’. Biz ne zaman birbirimizi kucaklarsak o zaman Allahtan mutluluktan kardeşlikten bahsedebiliriz.” İslam dininden örnekler veren Yusuf Sağ, “Birinin eli yağda ötekinin çöp kutusunda... Kuranın beş maddesi var biri zekattır. Bunları yerine getirmek lazım.” dedi.

Türkiye Ermenileri Patrikliği Piskoposu Sahak Maşalıyan, insanların bilimsel olarak kardeş olduğunu söyledi. “Hiçbir inancın insan öldürmesine ihtiyacı yoktur. Din adamaları insanlığın baş belası olabilirler. İş adamları da insanlığın baş belası olabilir” diyerek iş adamlarını öz eleştiri yapmaya davet etti. Sahak Maşalıyan konuşmasında şu mesajları verdi: “Her yıl 40 milyon insanın can vermesine sebep olabilir. Bu kapitalist sistem mutluluk huzur refah getiriyor mu? İş dünyası bunu sorgulamalı. Başarıyı herkes ister. Başarı mutluluk için daha iyi bir dünya için istenmelidir. Önerim başarılı olun ama başarıyı paylaşın. Mutluluk yaratın, gözyaşı silin. Bunu başarabilecek yegane insanlar sizlersiniz.”

İftar yemeğine katılan genç işadamları ve din adamları dinler ve ülkeler arasında ticaret ve işbirliğinin arttırılmasının daha iyi bir gelecek için önemini vurguladılar. İftar yemeği yapılan semazen gösterisiyle son erdi.