TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Dünya Çevre Gününde işadamları ve hükümete sordu

TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı Dünya Çevre Gününde işadamları ve hükümete sordu:

Geleceğin ekonomisine hazır mıyız?

İşadamları ve hükümeti, Dünya Ticaret Örgütü’nün çevreye yararlı ürünlerin ticaretini kolaylaştıracak önlemleri konusunda uyaran TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı, “Uygarlığın gelişmesi, endüstrileşme ve teknolojinin gelişmesini dünyanın kirlenmesinin sebebi olmaktan kurtarmalıyız” dedi. 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle yayınladığı mesajında evrende şimdiye kadar bilinen ve yaşama elverişli tek gezegenin Dünya olduğunu belirten Çuhacı, sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde ekonomik faaliyetlerin de bu ortak kaygıyı paylaşması gerektiğini belirtti.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Rahmi Çuhacı, 5 Haziran Dünya Çevre Günü mesajında, ekonomik faaliyetler ile çevreyi koruma arasında sürdürülebilirlik prensipleri çerçevesinde verimli bir ilişki kurulması gerektiğini belirtti. Dünya Ticaret Örgütü‘nün (WTO) almak üzere olduğu kararlara dikkat çeken Çuhacı mesajında bu kararların dünyanın geleceği için olduğu kadar iş dünyası için de anlam taşıdığını söyledi.

Devletlerin çevre konusundaki yönlendirmesinin ve desteğinin önemine dikkat çeken TÜGİAD Başkanı, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) üyelerinin çevreye olumlu etki yapan ürünlerdeki gümrükleri karşılıklı olarak sıfırlamaya hazırlandıklarına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Hem çevreyi korumak hem de iş yapmak mümkün… Dünya, bisiklet, elektrikli otomobil, temiz enerji gibi pek çok alanda çevreye olumlu etki yapan ürünlere yöneliyor. O zaman biz de ülkemizde bu anlamda yatırımları desteklemeliyiz. Dünya için iyi olan bizim için de iyidir. Dünya, çevreci ürünlerdeki gümrük vergilerini sıfırlayarak ya da azaltarak bu ürünlerin tüketimini destekliyor. O zaman bu pazar geleceğin pazarıdır. Çocuklarımız için daha iyi bir dünya, bizler için de sürdürülebilir iş anlamına geliyor. Bu sektörlerde gümrükler azaltıldığında ya da kaldırıldığında Türkiye'nin bu sektörlerdeki durumu ne olacak? Anlaşma sonrası rekabetçiliği nasıl etkilenecek? Çevreye duyarlı hangi sektörlerde üretim yapmıyoruz, ya da ithalata bağımlıyız? Bu ve benzeri tüm konuların analiz edilmesi, Türkiye'nin üretiminin yeşile duyarlı sektörler özelinde ele alınması gerekmektedir. Daha da önemlisi, nasıl ki bölgesel kalkınma adına yatırım teşvik sistemi uygulanıyor ise mevcut teşvik sistemine, çevreye duyarlı sektörlere yönelik özel bir takım desteklerin verilmesi yerinde olacaktır.”

İş dünyası da geleceğe hazır olmalı…

İş dünyasının yeni ekonomik düzenin dinamiklerine uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyleyen Rahmi Çuhacı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ve büyüme için koyduğu hedefleri ve politikaları, uluslararası rekabet avantajı sağlayacak, sürdürülebilir iş modellerine dönüştürmesini istedi. Dünyanın küresel, Türkiye’nin de ulusal ve bölgesel sorunlar yaşadığına dikkat çeken Çuhacı çevre sorunlarının yaşamsal bir önemi olduğunu şu sözlerle dile getirdi:

“Başka dünya yok. Bildiğimiz kadarıyla şu ana kadar evrende yaşama elverişli tek gezegen Dünya… Dolayısıyla iki sorun arasında bir denge kurmamız lazım. Ne (aman çevreyi kirletmeyelim) diye hiçbir şey yapmamalıyız; ne de sorumsuz bir anlayışla (Dünyayı biz mi kurtaracağız, biz işimize bakalım) diyerek aklımıza gelen her şeyi yapmalıyız. Temiz enerji, doğal kaynakların kullanımı, çevre kirliliğinin önlenmesi gibi çözüm odaklı adımlar atmalıyız.”

Türkiye’nin pek çok ilinde farklı çevre sorunlarının gündemde olduğunu belirten Çuhacı; Ankara’da hava, İstanbul’da su, Mersin ve Adana’da toprak, deniz, ormanların daha fazla zarar görmeden; ülkemizi zenginleştiren pek çok tür yok olmadan etkili önlemler alınmasıd gerektiğini söyledi. Dünyadan aldığımızı yerine koymazsak yaşamın tükeneceği bir gezegen olacağına dikkat çeken Çuhacı, “Gidecek başka bir dünya olmadığına göre herkes üzerine düşeni yapmak zorunda. BU DÜNYADAN BAŞKA YAŞANACAK YER YOK! “ dedi.

UNEP’in 2016 Dünya Çevre Günü teması olarak “wildforlife” seçmesine destek verdiklerini açıklayan Çuhacı, bahanesi her ne olursa olsun yabani yaşama zarar verenleri kınadıklarını belirtti.

Dünya Çevre Günü

Birleşmiş Milletler, 133 üye ülkenin katılımıyla bundan 38 yıl önce yani 1972 yılında 5 Haziran Gününü Dünya Çevre Günü olarak ilan etti. BM tarafından başlatılan ve dünyanın bir bütün olarak gündemine çevreyi almasını sağlama çabası yaşanan sorunların artık coğrafi boyutları aşarak insanlığın ortak problemi haline gelmesinin sonucuydu. Bu problem sadece o günü değil geleceği de tehdit ediyordu. Çünkü kuralsız ekonomik mücadele, sınırsız tüketme arzusu doğal kaynakların hoyratça tüketilmesine, dünyanın dengesinin bozulmasına sebep olmuştu. Dengenin bozulması 133 ülkeyi bir çatı altında toplamış ve çevre hassasiyeti için harekete geçmeye zorlamıştı.

Kimisi sebep, kimisi sonuçtu. Ancak değişmeyen tek şey dünyamızın zenginliklerinin insanın sebep olduğu olumsuzluklar nedeniyle tükenmekte olması ve buna dur diyebilecek tek şey de yine insanlığın kendisiydi.